- Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR), “Yaşayan değerlerimize sahip çıkalım”sorumluluğundan hareket ederek üyesi olan 18 nadide sanatçıya “Onur ödülü” verecektir.
- Nisan ayında yapılacak büyük organizasyon Kültür Bakanlığımız’ın desteğiyle gerçekleşecek ve ödül gecesi TRT Televizyonu’ndan naklen yayınlanacaktır.
Türkiye’nin yorumculuk alanındaki tek meslek birliği olan MÜYORBİR (Müzik Yorumcuları Meslek Birliği), kendi üyeleri arasında yer alan ve meslekte 50. yılını kutlayan 18 sanatçıyı “Onur Ödülleri”yle ödüllendirecektir.
Organizasyon fikri uzun zamandan beri MÜYORBİR Yönetim Kurulu’nun gündemindeydi. Konu sıcaklığını sürdürürken nice değerli sanatçılarımızın yeterince anımsanmadan ve sanata kattıkları önünde saygı duyulmadan bu dünyadan göç etmeleri toplumumuzda da üzüntü yaratıyordu.
Bu üzüntüyü yaşamamak ve müzik sanatına tam yarım asır boyunca sesleri ve usta yorumculuklarıyla katkı sağlayan sanatçılarımızı ödüllendirmek vefa borcuydu kuşkusuz. İşte bu nedenle “Nadide çınarlarımız”ı şükranla kucaklamak ve onları ödüllendirmek aynı zamanda önemli bir görevdi. MÜYORBİR üyeleri arasında yaşı 70’e varmış, kimi de geçmiş ancak müzikte 50 yılı geride bırakmış tam 18 üyenin olduğu belirlendi. Tam ifadesiyle müziğe nerdeyse ömürlerini vermişti bu değerli sanatçılar. İsimleri, “Altın harflerle yazılı liste”yi oluşturan değerli sanatçılarımızı bulundukları müzik türlerine göre tek tek hatırlatalım:
TÜRK SANAT MÜZİĞİ:
Adnan Şenses, Gönül Yazar, Mustafa Kandıralı, Mustafa Sağyaşar, Nesrin Sipahi ve Yaşar Özel.
TÜRK POP MÜZİĞİ:
Alpay, Ayten Alpman, Berkant, Erkin Koray, Erol Büyükburç, İlham Gencer, Metin Ersoy, Önder Bali, Salim Dündar, Şevket Uğurluer ve Tülay German.
TÜRK HALK MÜZİĞİ:
Neşet Ertaş
Görüldüğü gibi hepsi kendi hayat yolculuğunda birer dev, birer büyük sanatçı … Ülkemizin yaşayan insanları onların şarkılarıyla büyüdüler… Onların şarkılarıyla heyecanlarını buluşturdular ve onların şarkılarıyla sevdiler. Bugün müzikseverler arasında bir araştırma yapılsa birçoğumuzun müzikte tarih yazan bu değerli sanatçılarla buluşan ve onların şarkılarıyla örtüşen anılarına rastlanır.
Müzik ve yorum… İkisi birleşince marş da olur, türkü de… Aşklar da değer bulur hasretler de. Öyleyse, sessizce gönülden alkışladığınız bu sanatçılarımızı ödüllendirirken gelin hep birlikte olalım.
TRT TELEVİZYONLARINDAN NAKLEN YAYIN
Ödül sahiplerini oluşturan liste belli olduktan sonra organizasyonla ilgili çalışmalara başlandı. Böylesi bir girişimin geniş halk kitlesiyle paylaşılması önemliydi. Bu nedenle törenin ve bir başka ifadeyle müzik şöleninin televizyon yayınlarından halka ulaşması, ödülü hak edenleri de ve onların hayran kitlelerini de ayrı ayrı mutlu edecekti. Girişim TRT Genel Müdürlüğü’ne açıklandı ve güzel bir destek sağlandı. Yayın organizasyonunu İstanbul Televizyonu üstlendi. Aslında tören Mart ayı içinde yapılacaktı ancak İstanbul’da düşünülen salonların çoğu dolu olunca organizasyonun gerçekleşmesi Nisan ayına kaldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığımız’ın da katkılarıyla MÜYORBİR tarafından organize edilecek “Müzikte 50. Yıl Onur Ödülleri” gecesi Nisan ayı içinde yapılacak ve gece TRT Televizyonu tarafından naklen yayınlanacaktır.
Gecenin akışına gelince... İki saat sürecek akışta 18 değerli sanatçı ödüllerini alırken kendilerini popüler yapan ya da değerli buldukları bir eseri seslendireceklerdir. Canlı konser anlayışı içinde düzenlenen organizasyonda sahnede devamlı bir orkestra yer alacak ve ödül sahibi sanatçılarımızın seslendireceği parçalara bu büyük orkestra eşlik edecektir.
Planlanan ödül töreni, unutulmayacak muhteşem bir müzik şölenine dönecektir. Salonda bulunanlarla beraber tüm Türkiye’nin merak ve heyecanla izleyeceği bu muhteşem organizasyonun izleri kolay kolay silinmeyecek, müzikte tarih yazan nadide sanatçılarımız gönüllerde bir kez daha taht kuracaklardır.
ADNAN ŞENSES
1956 yılında çevresinin sesine verdiği ilgi sonucu müzik hayatına atıldı. İlk musiki derslerini Suzan Yakar Rutkay'dan alan Adnan Şenses, 16 yıl Ankara Radyosu’nda program yaptı. Ardından ünlü gazinolarda çalıştı, 35 civarında film çevirdi ve birçok albüm yaptı.
ALPAY
Müzikal kariyerine 1960'larda başlayan Alpay, romantik folk ve rock tarzında deneysel müzikler yaptı. Birçok Fransız chanson'unun ve İtalyan napolitanlarının aranjmanlarını seslendirdi. "Eylül’de Gel" ve "Fabrika Kızı" şarkıları “unutulmazlar” arasına girmiştir.
AYTEN ALPMAN
1959 yılında ilk plağı "Sayanora/Passion Flower" taş plak olarak yayınlanan Ayten Alpman, Fecri Ebcioğlu ile birlikte yaptıkları "Sensiz Olamam" ile ilk büyük çıkışını yaptı. 1972 yılında okuduğu "Bir Başkadır Benim Memleketim" ise adeta bir milli marş halini aldı.
BERKANT
İlk sahneye çıkışı Üstün Poyrazoğlu Orkestrası ile 1957’de Ankara’da oldu. 1965 yılında Vasfi Uçaroğlu Orkestrası'nın solistliğine geçti ve Kamuran Akkor ile sahneyi paylaştı. 1967’de okuduğu "Samanyolu” Berkant ile özdeşleşti ve günümüzde bile popülerliğini korudu.
ERKİN KORAY
1962 yılında “Bir Eylül Akşamı” isimli ilk 45'liğini çıkardı. 1967’de “Kızları da Alın Askere- Aşk Oyunu” 45'liği ile büyük beğeni topladı. 70'li yıllara gelindiğinde “İlahi Morluk”, “Aşka İnanmıyorum”, “Şaşkın”, “Fesuphanallah” fırtınası “Çöpçüler” ve “Gaddar” ile doruğa çıktı.
EROL BÜYÜKBURÇ
Sözleri İngilizce olan “Little Lucy” adlı bestesinin ardından 8’i taş plak olmak üzere 75 kadar 45'lik ve 5 adet LP yaptı, 27 komedi müzikal filmde başrol oynadı. Ulusal ve uluslararası çok sayıda ödülü olan sanatçı, halk müziğini pop müziğe aranje ederek bu konuda yeni bir akım başlatmıştır.
GÖNÜL YAZAR
Sanat hayatına 1954 yılında Ege Ses Kraliçesi Yarışması'nda birinci seçilerek atıldı. "Taş Bebek" adlı filmdeki rolünden sonra "Taş Bebek" lakabını aldı. Alaturka sahnelerde yıllarca assolistlik yapan Yazar, pop müzik tarzındaki plaklarıyla ve programlarıyla da beğeni topladı.
İLHAM GENCER
1950'li yıllarda İstanbul Radyosu'nda program yapmaya başladı. Şişli'deki Çatı adı verilen kulübü açarak, buranın bir “okul” olmasını sağladı. Fecri Ebcioğlu'nun 1961'de Bob Azzam'ın bir şarkısı üzerine yazdığı "Bak Bir Varmış Bir Yokmuş"u “unutulmazlar” arasına girdi.
METİN ERSOY
Genç bir teğmen olarak gittiği Kore ve Japonya'da dinlediği “calypso” ile müzik yaşamına başlayan Metin Ersoy ilk kez 1955 yılında Johnny Guitar Quartet ile Şan Sineması’nda, ardından İlham Gencer ile Çatı'da ve İlhan Feyman Orkestrası’nda uzun seneler çalıştı.
MUSTAFA KANDIRALI
1960'lı senelerde ABD'de konser turu yapmış olan dünyaca ünlü bir klarnetçidir. Sanat yaşamına onlarca plak, 20’den fazla kaset sığdırdı. Müzeyyen Senar, Zeki Müren gibi yorumculara eşlik etti. Louis Armstrong ile beraber çaldı. Dünyanın dört bir tarafında konser ve resitallere katıldı.
MUSTAFA SAĞYAŞAR
Müziğe 1951’de Ankara Radyosu'nda başlayan Mustafa Sağyaşar, 125 adet 45'lik plak, 10 taş plak, 10 uzunçalar yaptı. 400'ü aşkın parça yorumlamış olup, TRT repertuvarında iki de bestesi bulunmaktadır. 1998’de Kültür Bakanlığı'nca verilen “Devlet Sanatçısı” unvanını almıştır.
NESRİN SİPAHİ
1953 yılında Ankara Radyosu'nda kadrolu sanatçı olarak göreve başladı. 1957'de ilk plağını çıkardı: “Bir Rüzgardır Gelir Geçer Sanmıştım”. Hanımefendi kişiliğiyle bilinen Sipahi, 1998’de Kültür Bakanlığı'nca verilen “Devlet Sanatçısı” unvanını almıştır.
NEŞET ERTAŞ
1950’lerde ilk plağı “Neden Garip Garip Ötersin Bülbül?”ü yayınladı. Ardından diğer plak, kaset ve halk konserleri geldi. Kendine has çalıp söyleme tarzı, içten gelen yanık bozlakları, öğütsel ve gönülsel eserleriyle gönüllerde taht kurdu.
ÖNDER BALİ
İstanbul Belediye Konservatuvarı'ndan mezun oldu. 1971’de Şehir Armoni Orkestrası'na Şef oldu ve bu görevi 1985 yılına kadar sürdürdü. Aynı yıl İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Müzik Direktörlüğü’ne atandı. Özel orkestra da kuran Önder Bali pek çok sanatçı yetiştirdi.
SALİM DÜNDAR
Asker kökenli olup, bando eğitimi almıştır. Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası’nın en popüler olduğu döneminde bateristti. “Aynalar” adlı şarkısıyla özdeşleşen sanatçının repertuvarında çok sayıda İspanyolca parça vardır.
ŞEVKET UĞURLUER
17 yaşındayken Erol Büyükburç, Metin Ersoy, Kanat Gür ve Salim Ağırbaş’la birlikte ilk orkestralarını kurdu. 1961 yılında kendi adını taşıyan orkestrasını kurdu. “Anılarla Müzik” adındaki performans programını 20 yıldır başarıyla sürdüren sanatçı, trio çalışmalarına halen devam ediyor.
TÜLAY GERMAN
1960’lı yıllarda caz şarkıcısı olarak isim yaptı. 1964'te Türk Pop Müziği’nin ilk “hit”i kabul edilen “Burçak Tarlası” plağını doldurdu. 1966 yılında Paris'e gitti. Fransızca on plak doldurdu. Türkçe yaptığı albüm ise Charles Cros Akademisi 1981 Plak Büyük Ödülü'nü aldı.
YAŞAR ÖZEL
1959 yılında Ankara Radyosu’nda çalışmaya başladı. Daha sonra İstanbul Radyosu’nun en popüler yorumcularından biri oldu. 250’nin üzerinde 45’lik plağı ve 33’lükleri bulunuyor. Güzel sanatlar ve tiyatro eğitimi de alan sanatçının ayrıca atletizm dalında Türkiye birincilikleri var.