43. MIDEM / CANNES sonucudur:
Dünyanın 1 numaralı müzik fuarında fiziki satışları tükenme noktasına getiren internet erişimi öne çıktı. NOKIA firması sanal müzik hayatına tam 5 milyon adetlik bir katalog sundu...
ALİ RIZA TÜRKER / CANNES
Dünya müzik ticaretinin doruk noktası olarak nitelendirilen ve en verimli müzik fuarı olan MIDEM, Ocak ayında 43. kez yine Fransa’nın Cannes sahilinde düzenlendi.
Ülkemiz, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu uluslararası fuarda yine önemli bir yer aldı. Çağdaş düzeyde hazırlanan Türkiye standında diğer uluslardan gelen konuklar, bilgisayarlara yüklenen ve klipleriyle izlenen Türk müzik eserlerini dinleme fırsatı buldular. Müzik meslek birlikleri temsilcileri MESAM, MSG, MÜ-YAP ve MÜYORBİR yöneticileri standımızda ev sahipliği yaparken, müzik yapımcılarımız dünya pazarından pay almak için çeşitli girişimlerde bulundular.
Dijital müziğin öne geçtiği ve fiziki satışların çok düştüğü global krizde MIDEM’de görünen de yaşanan krizin solgunluğuydu. Bu nedenle, bu yıl ilk kez “MIDEM NET” başlığı altında müzikteki dijital hayat incelendi ve düzenlenen oturumlarda önemli konuşmacılar internet salgınının müziğe etkisini tartıştılar. Bu oturumlardan çıkan ilk sonuç;
“Artık CD’ler birer souvenir malzemesidir…” Yani “Hediyelik olarak kabullenmelidir” gerçeğiydi...
Bu güncel ve çarpıcı açıklama sonrasında MIDEM Fuarı’nda gözümüze çarpanları ve önemli notları kısaca aktarmaya çalışalım:
KONUK ÜLKE: RUSYA
Bu yıl MIDEM’de onur konuğu ülke “Rusya” oldu. Internet erişim oranında Avrupa ikincisi ve dünyanın dördüncü büyük mobil pazarı olan Rusya’nın dijital müzik satışlarında çok büyük bir hacim elde ettiği açıklandı. Fiziksel satışların kriz yarattığı günlerde Rusya’da CD satışlarının % 10 oranında artış sağlamış olması da hayli ilginç bir gelişmeydi.
Billboard Dergisi’nin katkılarıyla gerçekleşen açılış partisinde Rusya’nın gelecek vaat eden ve uluslararası boyutta şansı olan sanatçıları açıklandı. Aynı zamanda Rusya Müzik Sektörü’nün önde gelen yöneticileri kendi pazarlarının karakteristik özelliklerini global dünyaya aktarmak üzere konferanslara konuşmacı olarak katıldılar. Son iki yılda Rusya’nın MIDEM’e olan katılımı % 70 artarken Rusya dünya müzik pazarında majör bir oyuncu olma yolunda hızla ilerlemekteydi. Verilere bakıldığında bu gerçeği görmek mümkün. Rusya, 40 milyon kullanıcıyla 2008 yılı sonunda Almanya’dan sonra Avrupa’nın ikinci sıradaki internet kullanan ülkesi. Mobil dünyada ise 180 milyon kullanıcı ile; Çin, ABD ve Hindistan’dan sonra dünyanın 4. büyük ülkesi konumunda...
Meslek birlikleri açısından Rusya Eser Sahipleri Meslek Birliği (RAO)’nin verilerine göre, 1993 yılında 4.000 olan üye sayıları 2008 yılının sonunda 23.000 kişiye ulaşmıştır. 2003 yılında 53.3 milyon dolar lisanslama yapan örgüt 2009 yılında bu rakamı 71 milyon dolara yükseltmeyi bekliyor. RAO’nun, 66 ülkeden 112 meslek birliği ile 172 adet sözleşmesi bulunmaktadır.
80 ÜLKEDEN 8000 KATILIMCI AĞIRLANDI
Bu yıl “Uluslararası Editörler Buluşması”nın ilki MIDEM’de düzenlendi. Ayrıca birçok ülkeden gelen menajerler buluşurken yine bu yıl ilk kez “Menajerler Standı” kuruldu. Geçmiş yıllara göre hayli sönük de geçse, ikinci kez düzenlenen “Yetenek Bölümü”nde pop ve jazz alanında dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen yeni yetenekler canlı konserler aracılığıyla kendilerini tanıtma fırsatı buldular.
Geçmiş yıllarda müzik sektörünün önemsemediği mobil telefon şirketleri, operatörler ve internet şirketlerine bakış 2009 MIDEM’inde farklılık kazanarak olumlu bir pozisyon kazandı. Nokia, Sony Ericsson, Blackberry, Orange gibi dünya çapındaki mobil iletişim hizmetleri ve ekipmanları üreten firmalar 2009 yılında MIDEM’e ciddi bir katılım gösterdiler ve müzik sektörü ile sıkı ilişki kurmaya başladılar. Katılım deyince önemli bir notu belirtelim:
“Bu yıl MIDEM’e 80 ülkeden 8000 katılımcı konuk oldu.”
NOKIA VE SINIRSIZ MÜZİK
Bu yıl Cannes’da en çok yankı uyandıran Nokia’nın hizmete açtığı yeni iş modeliydi… Nokia’nın sınırsız müzik indirme imkanı sunan “Comes With Music / Müzikle Birlikte Geliyor” sloganlı modelinde Nokia müşterileri 5 milyon adetlik bir müzik kataloğundan istedikleri müziği indirme şansını buluyorlardı.
Nokia Eğlence ve Kitle Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Tero Ojenpera önümüzdeki dönemde servislerinin Avustralya ve Singapur’da hizmete gireceğini, Avrupa’da bu hizmetin devreye girmesi için çalışmalara başlandığını belirtti.
Bu önemli iş modeli duyurusunun ardından bir başka gelişme müzik otoritelerinin buluştukları ortak bir noktaydı. Ortak görüşe göre; dünyaca ünlü markaların ünlü müzisyenlerle bir işbirliği içinde olmaları doğru bulunurken, işbirliğinin markaların tanıtımında faktör olması daha da önemlisiydi...
MIDEM 2009’dan arta kalan sonuçlarda şöylesi bir tabloyu çizmek mümkün:
Son altı yıl içinde fiziksel satışlarda yaşanan % 60 küçülme sonucu Fransa Kültür Bakanı Christine Albanel, internet ortamındaki korsanlıkla mücadele için yeni bir sayfanın açıldığını belirtmiştir.
Fransa’da yaşanan küçülme dünya müzik sektörünün yaşadığı krize çarpıcı bir örnek olurken müzik artık Nokia’nın yaptığı yeni iş modelleri ve benzerleriyle ve internet aracılığıyla müzikseverlere sunulmaktadır. Kısacası artık müzik dijital platformun egemenliği altındadır...
ULUSLARASI MÜZİK MENAJERLERİ FORUMU:
“GÜNÜMÜZDE MENAJER BİR MARKA YÖNETİCİSİDİR”
Bu yıl MIDEM Fuarı’nda bize göre en önemli oturumlardan biri “Uluslararası Müzik Menajerleri Forumu” oldu. Bu önemli toplantıda başta Peter Jenner (Dünya Menajerler Birliği Başkanı) olmak üzere; Beatles, Bee Gees, Elton John ve Eric Clapton gibi dünyaca ünlü markalara menajerlik yapmış Michale Eaton ile “Red Light Management” Genel Müdürü Bruce Flohr ilgi çeken görüş ve yorumlarıyla aydınlatıcı bilgiler sundular.
Öncelikle oturumu açan Peter Jenner’e kulak verelim. Dünya Menajerler Birliği Başkanı, menajer profilini bakın nasıl çiziyor…
“Bir menajerin öncelikle kendi görev ve sorumluluğu bilinci içinde, yetkilerini de bilmesi gerekir. Girişimlerinde geç kalmadan yer ve zaman kavramlarının bilincinde olarak önlemlerini alması, tatbik etmesi sonra da temsil ettiği sanatçıya sunması önemlidir. Bu çalışmalar sırasında hem kaliteli hem de ucuz hizmetin peşinde olmalıdır. Menajerin başarısında çevre ve sahip olduğu portföy, bu çevreyle kuracağı ilişkiler sanatçısına sunacağı hizmeti maddi ve manevi yönden çok etkiler. Görev bilinci, donanımında ona sanatçısını temsil etme yeterliliği sağlamalıdır. Temsil zor bir şeydir ve manevi stres yaratır. Rakipleriyle mücadele ederken lider özelliğine sahip olabilmesi, artistini yeniliğe açan özelliğinden kaynaklanır...”
1965 yılında müzik piyasasına avukat ve menajer olarak giren Michale Eaton; menajerler olarak hedeflerinin, sanatçıların pastadan aldıkları kazanç dilimlerini arttırmak olduğunu belirterek konuşmasına başladı ve şunları söyledi:
“Plak şirketleri sanatçıların bankaları ve pazarlama kanalları konumundaydılar . Menajer ise sadece sanatçının ihtiyacı olduğu zamanlarda moral kaynağı ve tur organizatörü olmaktaydı. Aslında bu durum hangi coğrafyada bu işin yapıldığı ile de alakalı. Müzik sanayisinin gelişmiş olduğu Amerika’da menajerliğe bakış olumluyken, Avrupa’da ise menajerlere hep şüpheyle bakılmıştır.”
Menajerler Forumu’nda görüşlerini bildiren üçüncü konuşmacı Bluce Flohr oldu. “Foo Fighters” ve “Dave Mathews Band” gibi dünyaca ünlü grupların temsilciliğini yapan Flohr, Amerika’da 17 yıl boyunca BMG için yetenek avcılığı ve promosyon sorumluluğu yapmıştı. Deneyimleriyle örtüşen ilginç görüşlere sahipti:
“Plak şirketleri artık sanatçıları için gerekli çabayı göstermiyorlar. Bu sebeple kurulan yeni menajerlik şirketleri geçmişte plak şirketlerinin sağlamakta olduğu tüm servisleri sanatçılarına sağlamaya başladılar. Artık tüm güç sanatçının elinde. Güncel durum sektörel ilerleyebilmek adına sanatçıları çok olumlu bir noktaya getirdi. Bu güç beraberinde menajerlere de birçok sorumluluk yüklemiştir. Yapımcılar ve paraları hızlı bir şekilde piyasadan çekildikçe, geçmişte yapılan tüm hataların yapımcıya ait olduğu söylemi de ortadan kalkmıştır, çünkü menajerler artık işin tamamına hakim olmalıdır. Menajerlerin görev ve sorumlulukları öyle hızlı değişmiştir ki, geçmişteki klasik menajerler ile kıyaslandıklarında, günümüzün menajerleri kendilerini bir marka yöneticisi, bir marka pazarlamacısı olarak hissetmektedirler... Sanatçılar artık menajerlerin, sektörün tüm gerektirdiklerini yapmalarını istemektedirler. Menajerler aynı zamanda plak şirketi, içerik yöneticisi, pazarlamacı ve ürün yöneticisi olmalıdırlar.”
Otorite kimlikli müzik adamları ve dünyaca ünlü menajerlerin açıklamaları; müzik sektörünün yaşadığı krizde menajerliğin, kapsamını genişleterek daha da önem kazandığını doğruluyor. Özellikle bu sorumluluğa bir marka yöneticisi gibi bakılması daha da doğru bir yaklaşımdır kuşkusuz.
Müziğin zirvesinde paylaşılan bu görüşlerden Türk müzik piyasasının da öğreneceği çok şey olmalı.
Bizde menajerlik küçümsenir. Neden?.. Öncelikle sanatçılarımız menajerlik kavramına eğreti bakar.
Sanatçıya ulaşmak isteyenler de menajerleri aradaki komisyoncu olarak görmüştür bugüne kadar.
Oysa yaşanılan krizin bu noktasında tavsiyemiz şudur:
“Sanatçı, organizatör, ürün temsilcisi, yapımcı ve kendilerine menajerliği yakıştıranlar; menajerliği kurumsal kimliğine kavuşturmak için önemseyin lütfen. Bakın dünya menajerliği nasıl tarif ediyor...”
“TURKEY IS MUSIC”
MIDEM’in açılış gününde Türk Standı’nı ziyaret eden fuarın organizatörü Christophe Chiappa (soldan üçüncü), MÜYORBİR
Yönetim Kurulu üyeleriyle AKORT objektifine bir hatıra fotoğrafı çektirdi. (Soldan Sağa) Stant hostesi Lucy, Ali Kocatepe, Selçuk Alagöz ve Hurşit Yenigün...
Türk Standı’nı ziyaret eden katılımcılar hazırlanan monitörlerden kliplerimizi izleme ve dinleme fırsatı buldular.
MENAJERLER OTURUMU
Fuar ve canlı performansların yanı sıra dünya müziğinin zirvesinde bu yıl menajerler forumu düzenlendi. Dünyanın çeşitli ülkesinden gelen profesyonel menajerler, Dünya Menajerler Birliği Başkanı Peter Jenner’in açılış konuşmasındaki önemli sözlere kulak kabarttılar. Dünyada menajerliğin önemi sanatçıların kurumlaşması bakımından artıyordu.
SOPHIE DELILA
İngiliz Standı’nda genç bir şarkıcı, siyahi gitaristi eşliğinde sade bir konser veriyordu. Sesine güvenen ve profesyonel dünyada kendisine çıkış arayan şarkıcının adı Sophie Delila idi… Bakalım yarınlar ne gösterecek Sophie için?
SAKE İLE KUTLAMA
Japonya Müzik Yapımcıları Birliği (MPAJ), MIDEM stant açılışlarını geleneksel içecekleri olan sakenin fıçı kırma etkinliğiyle gerçekleştirdiler. Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı’nın yaptığı açılışa büyük plak şirketlerinin ve birliğin üst düzey yöneticileri eşlik ettiler.
JAPONYA’NIN ROCK ELÇİLERİ
Japon Müzik Endüstrisi bu yıl MIDEM’de büyük bir gövde gösterisi sundu. Geleneksel içkilerini konuklara ikram ederken sanatçılarını da basına tanıttılar. Bunların içinde özel giyim ve makyajlarıyla “Mix Speakers Inc” adlı grup Japonlar’ın Batı dünyasına getirdiği rock elçileriydi.
GÖRSELLER YARIŞI
Müziğin tanıtımında görsel malzemenin ayrı bir önemi var. Bu yıl MIDEM’de dikkatimizi çeken, afiş ve logo çalışmalarının kreatif anlamda görkemli bir rekabet sergilemesiydi. İşte onlardan çarpıcı örnekler.
