“İNTERNET VERİLERİN AKTIĞI BİR NEHİRDİR...ATTIĞIMIZ KİBRİT ÇÖPLERİYLE BU NEHRİ DURDURAMAYIZ...”
· Televizyon Yerine YouTube
· Yasal İndirimde Bilinç Eksikliği
· İnternet Bir Kopyalama Cihazıdır
· Müzik Endüstrisinin Cirosu 38 Milyar $’dan 23 Milyar $’a Düşmüştür
· İnsanlar İnternette Katılımcı Olmak İstiyor
· 3.5 Yılda 6 Milyar Şarkı İndirildi
GERD LEONHARD The Wall Street Journal gazetesi tarafından, dünyanın önde gelen medya fütüristlerinden biri olarak nitelendirilen Gerd Leonhard, “The Future of Music” (Müziğin Geleceği), “Music 2.0” (Müzik 2.0) ve “The End of Control” (Kontrolün Sonu) kitaplarının yazarıdır. Sosyal medya, Web/Medya 2.0, yeni teknolojilerin kültürel değişimdeki rolü, sayısal içerik ticareti modelleri, medya uyumu, mobil eğlence, girişimcilik, reklamcılık ve markanın geleceği, gelecek planlaması, sayısal içerik stratejileri ve gelecek nesil iş modellerinin gelişimi, değer ve inovasyon üretimi, telif hakları gibi konularda dünyanın önde gelen uzman ve stratejistlerinden sayılmaktadır...

Telekom ve içerik şirketleri, birbirlerinden bağımsız, farklı kar amaçları güden kuruluşlar olarak faaliyetlerini yürütmektedirler. Ancak müzik ve diğer tüm fikri mülkiyet değeri taşıyan içeriğin geniş kitlelere ulaşabilmesi ve para kazanması için, içerik sahipleri ile bu içeriğin taşınması üzerinden para kazanan telekom sektörünün, birlikte ortak amaçlar için çalışması gerekmektedir. Ayrıca kanun koyucunun ve uygulamalarında bu işbirliğini destekleyici kararları olmalıdır.
Geçmişte ve günümüzde bir içeriği talep eden ve ona ulaşma çabasında olan bireylere “Tüketici” denilmekteydi. Gelecekte ise bu tanım değişecektir. Geleceği yönlendirecek bireyler birer “Tüketici” değil, birer “Kullanıcı” olarak adlandırılacaklardır. Çünkü günümüzün gençleri artık kendilerine sunulan ürünlerden çok, kendi tercih ettiklerini kullanmakta ve tüketmektedirler. Buna güzel bir örnek olarak, Amerika’daki genç nüfusun % 50’si televizyon yerine, görsel içerik takibini YouTube web sitesi üzerinden yapmaktadır. İnsanlar kendi kontrollerindeki servisleri kullanacaklardır. Dünya büyük bir krizin eşiğindedir ve eğer bizler dünyayı bir olarak görmez ve işbirliği yapmazsak bu sistem bu şekilde çalışmayacaktır. Google Çin’in Başkanı Kai Fun Lee’ye göre büyüyebilmek için tekel olmak yerine, ortak çıkarları desteklemek önem kazanmıştır.
Bu durum aslında teknoloji, mobilite, reklam gibi konulardan çok bir kültür problemidir. Bütün evlatlarımız birer suçlu haline gelmişlerdir... Peki neden? Bilinçsiz olarak izinsiz olan bir yere tıkladıkları için. Şu an Batı dünyası gençlerinin % 98’i birer suçludur. Neyin yasal, neyin yasa dışı olduğunu kanunlar belirtiyor ama bu kitle için bir anlam ifade etmiyor. Örneğin Fransa’da bugün yasadışı müzik kullanımı yapan kişiler tespit edilmekte ve kanuni işlem yapılmaktadır. Bu pek anlamlı değildir, çünkü bu bizi kapalı bir sistem olan Çin gibi olmaya götürür.
Fakat geçiş yaptığımız dönem bir “Geniş Bant Kültürüdür”. Bu sistem iş hayatımızdan, telif haklarına, kültürden, kontrol ve otoriteye kadar her şeyi değiştirmektedir. Bağlantı hızları arttıkça bu değişimin oranı artacağı gibi, 3G ve WiMax/Wifi teknolojileri ile bu hız iyice artacaktır. Internet bir kopyalama cihazıdır. Internet üzerinde filmler, resimler, kitaplar ve müzikler paylaşılabilir durumdadır. Bu sebeple işleyecek bir iş modeli bulma zorunluluğumuz vardır, çünkü kopyalamanın önüne geçmek hızlanan internet ile iyice imkansız hale gelecektir. Bugünkü hız ile çocuklarımızın ve internetin yapabildikleri bir ise bu iki sene içersinde yüz olacaktır. Bugün gördüklerimiz gelecekte göreceklerimizin sadece yüzde biridir.
İçerik kullanımın artması ile birlikte aslında getiri potansiyeli de artmaktadır ancak geleceksel geçmiş iş modelleri artık bu yeni dünyada geçerliliğini kaybetmiştir. Dünyadaki gazetelerin toplam cirosu geçen sene % 27 düşüş göstermiştir. Aynı şekilde müzik endüstrisinin toplam cirosu 38 milyar $’dan 23 milyar $’a düşmüştür. Görüldüğü üzere artık eski sistem işlememekte, gelir modeli çalışmamaktadır. Eğer kontrolü arttırıp, eski modeli devam ettirmeye çalışırsak, bu her şeyimizi kaybedebiliriz anlamına gelmektedir.
Peki, insanlar daha fazla içerik tüketir ve zaman harcarken, yeni kazanç modelleri nelerdir? Kopya ekonomisi artık yerini ulaşım, paylaşım ve kullanım modeline bırakacaktır. Bu aslında Türkiye için bir avantajdır, çünkü Türkiye kopya ekonomisinin hiçbir zaman tam bir parçası olmamıştır, beklentileri aynı değildir. Batı modeli tamamı ile kopyaların satılması üzerine kurulmuştur.
Bugün dünyada insanlar katılımcı olmak istiyorlar. Dünyanın en büyük kitap ve elektronik satış mağazası olan Amazon.com’da hergün 5000 kişi bedelsiz yorum yazmaktadır. Peki, neden yazıyorlar? Çünkü bir güvenilirlik, bir saygınlık kazanıyor insanlar katılım gösterdiklerinde. Neden Wikipedia bilgi ekliyor, YouTube’a videolarını koyuyorlar? Katılımı seviyor insanlar ve paylaşıyorlar. Bugün YouTube web sitesine her bir dakikada toplamda 14 saatlik görüntü eklenmekte insanlar tarafından. Her gün online fotoğraf servisi Flickr.com’a 6.6 milyon fotoğraf eklenmekte ve şu an toplamda bu sitede 3 milyar adet fotoğraf bulunmakta. Bu bilgiler ışığında “Paylaşımı engellerseniz, yaratıcılığı da öldürürsünüz” yorumu yapılabilinir. Diğer bir taraftan paylaşım telekomcular için veri alışverişi olduğundan, bu da onların gelir elde edebileceği diğer bir noktadır.
Internet güven üzerine kuruludur ve yeni iş modelleri de bu felsefe üzerine inşa edilmelidir. Internete ulaşım maliyetleri ve saklama maliyetleri her geçen gün düşmekte hatta bazı yerlerde ücretsiz olarak verilmektedir. Çünkü insanların bu iletişim ağında olması, yeni gelir kalemlerinin oluşması anlamına gelmektedir. Bu sebeple internetin kullanımı kolaylaştırılmakta, kitlelerin cihazı halini almaktadır. Dolayısı ile paylaşım iyice artmakta ve uluslararası rekabet de kolaylaşmaktadır. Geçmişte kullanıcılar sadece medya şirketleri tarafından sunulan içerikten yararlanabilirken, günümüzün hitleri daha önceleri keşfedilememiş “Niş” müzik türleri olacaktır. iTunes online müzik satış sisteminin verileri incelendiğinde; geçmişte müzik mağazalarında güçlükle bulduğumuz jazz % 10’luk ve klasik müzikte % 6’lık dijital satışlarda pazar payı elde etmiştir. Türk müzik endüstrisi hiçbir zaman geleneksel müzik sektörünün tam bir parçası olmamıştır. Bu durum Türkiye için de çok önemlidir ve bir avantaja dönüşebilir. Başarının yolu bu kullanıcıları birbilerine bağlamak ve onlara ulaşmanın yollarını aramaktır. Merill Lynch’in araştırmasına göre 2005 yılında en çok girilen web siteleri Yahoo, Google, Amazon, Microsoft gibi araştırma ve satış siteleri iken, 2008 yılında bu siteler yerini MySpace,YouTube, Facebook gibi kullanıcıların içeriği oluşturduğu ve birbirleri ile sosyal bağlar kurdukları sitelere bırakmışlardır. Aslında müzik her yerdedir ve hiç sahip olmadığı kadar ün ve kullanıma sahiptir günümüzde. Kazanç probleminin kaynağı iş modelidir. Halen dijital dünyanın satışları, fiziksel satışların ulaşabildiği cirolara erişememiştir. Bu iki satış türünün birbirine oranı 1/5’tir. Çünkü yeterli gelir getirici reklam yoktur ve sistem geçişi henüz tamamlayamamıştır. Gelecekte fiziksel medyanın toplam müzik satışındaki oranı % 20 olacaktır.
PAUL MCCARTNEY VE MADONNA GERÇEĞİ...
Paul McCartney’e göre plak şirketleri download kültürünü daha yeni anlamışlardır. Bu sebeple kendisi dijital ve fiziksel satışta EMI ile olan anlaşmasını durdurmuştur. Albümlerinin fiziksel CD satışı ve dağıtımı için dünyanın en büyük kahve zinciri olan Starbucks ile anlaşmıştır.
Madonna ise yapımcısı ile olan anlaşmasını feshetmiş ve 300 milyon dolarlık bir anlaşma ile dünyanın en büyük konser organizasyonu ve menajerlik şirketi olan LiveNation ile albüm satışları, konserlerinin organizasyonu ve perakende ürünlerinin satışını kapsayan 360 derece modelinde bir anlaşma yapmıştır.Araştırmacı Chris Anderson’un ortaya atmış olduğu “Long Tail” teorisinin içinde yer alan “Freemium” kavramı, İngilizce’de serbest/bedelsiz anlamına gelen “Free” kelimesi ile özel/üst kalite anlamına gelen “Premium” kelimelerinin birleşmesinden gelmektedir. Burada amaç sizin için ticari değeri olan ancak ücretsiz verebileceğiniz bir ürünün sunumu sayesinde, bu ürünle ilişkili olan katma değerli bir ürünün fiziksel veya dijital satışının gerçekleştirilmesidir. Burada bedelsiz verilen ürün, ücret karşılığı satılan ürüne olan ilgiyi sağlamaktadır. Bu felsefeden yola çıkarak, dijital network üzerinde kurulması gereken “Taban Tarife” kavramına ulaşıyoruz. Yaratıcı kanadından, “Taban Tarife” ile ücretsiz verilecek olan müzik eserleri karşılığında hak edişler alınabilecektir. Kullanıcı tarafından bakıldığında, müziğin internete ulaşımınızın bir parçası olarak alınması çok değerli bir unsur olacaktır...
3.5 YILDA iTUNES ÜZERİNDEN 6 MİLYAR ŞARKI SATILDI
Alıcıların kitlesi ile dünyada gönderilen SMS mesaj adetleri karşılaştırıldığında, dünyadaki toplam SMS mesaj miktarının sadece ellide biri olduğu tespit edilmiştir. Bu çok küçük bir miktardır. iTunes yazılımının uygulamalarının yüklenmesinde bile müzikten daha fazla para kazanılmaktadır. Bu sebeple bu kontrol eğiliminden vazgeçip, gelir kaynaklarını içeriğin etrafına inşa etmeliyiz.
İnternet içinde verilerin aktığı bir nehir gibidir. Peki soru, “Bu nehrin akmasını kibrit çöplerini nehre atarak durdurabilir miyiz?” olduğunda, cevap bunun mümkün olmayacağı yönünde olacaktır. Burada bizim ihtiyacımız olan; bu nehrin üzerinde kalmamızı ve ilerlememizi sağlayacak filikalar olacaktır. Taş duvarlar da örmeye çalışsak bu nehrin akmasını durdurmak mümkün değildir. Çözüm kontrolün azaldığı ve çeşmenin sürekli açık olabileceği bir modeldir. Önerim “Su gibi müzik tüketilebilmesi”dir. Su şebekesi legaldir ve herkes bir şekilde kullandığı suyun bedelini öder. Ancak otelde suyu kullandığınızda herhangi bir bedel ödemezsiniz. Bunu sizin adınıza başka birileri öder. Diğer bir taraftan da şişelenmiş su ise çok pahalı bir iştir. Yani bedelsiz gibi gözüken suyun, işlenmiş ve paketlenmiş halinin çok önemli bir değeri vardır.
Peki eğer internet hizmetlerinin içersine film, müzik, kitap ve resim gibi hizmetler eklenip aylık olarak bu bedellerin kullanıcıları rahatsız etmeyecek şekilde alınması nasıl olur? Tabii ki çok başarılı olur ve bu sayede daha nitelikli ürünlerin bir bedel karşılığı satılmasının yolu açılmış olur...
Makaleyi Tavsiye Et |
0 Comments|