aslgungor_thumb1 Konuyu müzikoloji eğitimi almış bir sanatçı olarak, birçok yönden değerlendirmek isterim. Sektörün bütün ayakları birbiri ile etkileşim halindedir. Müzik sektöründe süregelen niteliksel krizin ve ekonomik krizin yapımcılara/dinleyicilere olan etkilerinin sanatçıya yansımalarını değerlendirmek lazım. Albüm satışlarının geçmiş yıllara göre düşük olmasını çok fazla dramatize etmemek gerek; sonuçta tüketim dijital platformda artarak devam ediyor. Fakat buradan kazanılan teliflerin sanatçıları da yapımcıları da mutlu etmediği bir gerçek. Mali krizden dolayı yapımcı şirketlerin gelir/gider dengesinin bozulması, uzun süredir yapılan albümleri ve mevcut projeleri etkiliyor. Kaliteli, maliyeti yüksek işler yerine daha az maliyetli olanlara yöneliyorlar. Çoğu firma bir albümün tüm maliyetini karşılayamayacak hale geldi. Sanatçılar albüm maliyetlerini kendileri karşılamaya daha çok yönelecekler. Sadece yorumcu olanlar için bu iş oldukça masraflı. Öte yandan, ekonomik kriz en çok konser faaliyetlerinde kendini gösteriyor. Biletli konser yapmak gün geçtikçe zorlaşıyor. Sanatçıların en ciddi para kaynağı festivaller haline geldi. Bir de söz-müzik yapabilenler şarkı satışından/telifinden kazanmaktalar. Albüm yapmış sanatçı sayısının artması da sektörde sadece farklı olanların ayakta kalabileceği anlamına geliyor. Yıllardır piyasada olan ve tarzını oturtmuş isimler bile farklı olma çabasındalar… Sonuç olarak; uzun süredir var olan niteliksel krize ekonomik krizin eklenmesiyle müzik sektörü bir geçiş dönemi yaşıyor. Bu, dijital korsanlıkla başlayan bir geçiş dönemidir. Bazı taşların yerine oturacağı, dinleyicilerin de, yapımcıların da çok daha seçici davranmaya yöneleceği, daha kaliteli işlerin ve kaliteli işler yapan sanatçı ve yapımcıların ayakta kalacağı bir dönemdir. Bunları da ekonomik krizin artıları olarak değerlendirebiliriz. Çünkü yetenekli, başarılı, eğitimli ve en önemlisi işine saygı duyan pek çok müzisyen var ülkemizde.

Makaleyi Tavsiye Et | 0 Comments|