Empresyonist Akımın Son Temsilcisi
RESSAM AYHAN TÜRKER’İN YENİ SERGİSİ NİSAN AYINDA
2-25 Nisan tarihleri arasında Artium Sanat Evi’nde ziyaret edilebilecek sergide, sanatçının İstanbul’u anlatan birçok tablosu yer alacak...
Ayhan Türker’in asıl mesleği iç mimarlık… Ancak küçük yaşlarda başlayan resim tutkusu peşini hiç bırakmamış ve şimdi atölyesinde sadece resim yapıyor.
“Resme nasıl başladığımı bile hatırlamıyorum. Yaratılıştan gelen bir dürtü olduğunu düşünüyorum. İlkokul sıralarındayken sürekli bir şeylerin resmini yapmak isterdim. Sonrasında hocalarımın beğenmesi beni teşvik etti. Lisedeyken de ressam olmaya karar verdim. Ancak bazı nedenlerden ötürü iç mimari bölümüne girdim ama resim sevdası bitmedi. Mobilya mağazası açmıştım 40 yıl kadar önce, onu devam ettirdim. Resim çalışmalarımı da hiçbir zaman bırakmadım.”
1985 yılında ilk sergisini açan ve büyük bir ilgiyle karşılaşan Türker, “Bu ilgi beni daha çok araştırmaya, vakit ayırmaya, incelemeye teşvik etti.” diyor ve ekliyor:
“İlk sergim Vakko Sanat Galerisi’nde olmuştu, şimdi kapandı. Mobilya mağazam varken, galericiler rahat bırakmıyorlardı. Karma sergilere resim veriyordum. O dönemdeki sanat galerilerinin çoğu kapandı. Bir ressamlar grubu vardı. Bugün çoğu yaşamıyor. Çok değerli sanatçılarla birlikte karma sergiler yaptık. Avni Arbaş, Cihat Burak, Fikret Kolverdi, Salih Seki, Salih Acar, Leyla Gamsız gibi. Özel galerilere sergiler yaptım. En az 20 sergim olmuştur. Böylelikle esas mesleğimi ihmal eder hale geldim ve 10 yıl kadar önce bıraktım. Artık sadece resim yapıyorum.”
“İSTANBUL RESSAMI DENMESİ BANA KOMİK GELİYOR”
Sanatçının belki de en önemli özelliği empresyonist çalışmalar ortaya koyması… Bu akımın son temsilcisi olarak gösterilen sanatçı, bu konuda şunları söylüyor:
“Resim yaparken insan çevresinde hoşuna giden şeyleri tuvale yansıtmak ister. İstanbul öyle bir ortam ki; aranırsa hala bakir köşeler, insanı ifadeye zorlayan yerler bulunabiliyor. Tabiatı, gördüğünüz şeyleri resim ediyorsunuz. Tabiatın karşısına geçip, tıpatıp benzerini kopya etmek resim değil. Hala bu bizde yanlış anlaşılır. Gördüğünüzden edindiğiniz intibayı, izlenimi tuvale aktarırsınız. Empresyonizm budur. Fransızca izlenimden gelir. Eski lisan Osmanlıca’da ise, intibadır. Ayrıca, 19.yy ortalarından sonra Fransa’da gelişmiş bir akımdır. Sanat tarihinde birçok akımlar oldu. Fakat hiçbir akım, empresyonizm kadar geniş halk kitlelerini tesir altında bırakmadı. Ben de çok etkilendim. Monet; hala incelediğim, her gördüğümde eserlerini farklı bulduğum çok büyük bir sanatçı. Dönemin diğer sanatçıları Sisley, Pisarro gibi isimlerden de etkilendim. Türk sanatçıları da Fransa’ya gidiyorlar ve döndüklerinde bu akımı getiriyorlar. Beni en çok etkisi altına alan isim Nazmi Ziya… Türkiye’de en hatırlı empresyonisttir.
Hikmet Onat, İbrahim Çallı... O döneme ‘Çallı dönemi’ deniyor, o kadar ağır basan bir sanatçı. Ancak bizde modernciler çok fazla beğenmezler. Çünkü sanatın sürekli gelişme halinde olduğu iddiasını taşırlar. Yeni şeyler aramak gerektiğini savunurlar. Ama artık yeni şeylere başka isim vermek gerekti. Resim değil bu yapılanlar, başka bir şey. Ben onlara saygı duymuyor değilim ama resim değil.”
Çevrede gördüğü her şeyi tuvale aktarabileceğini belirten Türker, “Bursa’da yaşasaydım Bursa, Ankara’da yaşasaydım Ankara’nın resimlerini yapardım. İstanbul’da yaşıyorum ve İstanbul’un resimlerini yapıyorum. İstanbul ressamı diyorlar bana komik geliyor. Piyerloti Kahvesi, Emirgan Çeşmesi, Sultanahmet, Salacak, Manolya konulu tablolarım var. İbrahim Çallı çok manolya yapmış. Bir dönem akademide hocalık yaparken, binanın yan tarafında kalırmış. Akademinin bahçesinde kocaman manolya ağaçları var. Onları yaparmış. Bende bıraktığı etkisi bu oldu ama benim yorumum başka tabii, ustayla yarışa girecek değilim. Herkesin bir yoğurt yiyişi var. ”
AYHAN TÜRKER’İN BİYOGRAFİSİ
Ayhan Türker, 1938 yılında Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde dünyaya geldi. İlkokul öğrenimini Diyarbakır’ın Yeni İlkokul’unda, lise öğrenimini ise yine Diyarbakır’da Ziya Gökalp Lisesi’nde bitirdi. 1960 yılında iç mimar olarak akademiden mezun oldu. İki yıl Ankara’da geçen askerlik hizmetini takiben, 1963 yılında İstanbul’da bir mobilya ve dekorasyon mağazasında iç mimar olarak çalışmaya başladı. 1966 yılında kendi adına bir mobilya ve dekorasyon mağazası açtı ve 33 yıldır mesleğini başarıyla sürdürmektedir. 1964 yılında Canan Karakaya ile evlendi. İlk kişisel sergisini Beyoğlu Vakko Sanat Galerisi’nde 1985 yılında açtı. O tarihten bu yana İstanbul’da Edpa, Destek Reasurans, Karsu, Eylül, Kile sanat galerilerinde, Ankara’da Helikon, Toprak ve Selvin sanat galerilerinde kişisel sergiler açtı ve birçok karma sergilere katıldı. Banka, resmi daire ve özel koleksiyonlarda eserleri vardır.
Sanatçının sergisi, 2-25 Nisan tarihleri arasında Artium Sanat Evi’nde ziyaret edilebilir
Adres: Şakayık Aralığı Sokak No: 9 Teşvikiye
Tel: 0 212 - 291 01 31
Makaleyi Tavsiye Et |
0 Comments|