SANATÇILARIN SİGORTALILIĞI

Av. CİHAN AVCI

İŞ HUKUKU ENSTİTÜSÜ

BAŞKAN YARDIMCISI

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkında Kanun’un 2008 yılı Ekim ayı itibari ile yürürlüğe girmesi ile birlikte Türk sosyal güvenlik sisteminde çok esaslı değişiklikler gerçekleşmiştir. Bu değişim her kesimden insanı ilgilendiren sonuçları da beraberinde getirmiştir. Bu değişim ile birlikte sanatçılar da etkilenmiştir. Bu çalışmamızda 5510 sayılı Yeni Sosyal Güvenlik Kanunu’nun sanatçılar üzerindeki etkilerini incelemeye çalışacağız.

Sanatçı ve yazarların sigorta kapsamına alınması, 29.06.1978 yılında çıkartılan 2167 sayılı yasa ile sağlanmıştır. Bu yasa ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na Ek 10. madde eklenmiştir. Bu maddedeki düzenlemeye göre; “Bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar’’ 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun kapsamına alınmışlardır. Bu düzenlemeyi 1983 yılında çıkartılan 2959 sayılı kanun, 1987 senesinde çıkartılan 3395 sayılı kanun ve 1994 senesinde çıkartılan 4056 sayılı kanun izlemiştir. Ancak tüm bu kanunlaştırma çalışmaları sanatçıların sosyal güvenlik sorunlarının çözümünde tam bir çare olamamıştır. Bunun temelinde yapılan yasal düzenlemelerin yaşlılık aylığı alma durumunda olan sanatçıların borçlanarak bu hakka kavuşması mantığının yatması ve sanatçının ancak hizmet akdi ile çalışması halinde kapsam dahilinde sayılabilmesi yatmaktadır. Bu durum da doğal olarak sanatçılar arasında sosyal sigorta bilincinin tam olarak oluşmasına engel olmuş ve tabiatıyla da meselenin önemi hiçbir zaman tam olarak anlaşılamamış ve çözülememiştir.

Yeni çıkan 5510 sayılı yasada bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar 4/a sigortalısı sayılmışlardır. Sanatçılar için 5510 sayılı yasanın getirdiği bir diğer değişiklik ise “Sanatçı Borçlanması” hükümlerinin yürürlükten kaldırılması olmuştur.

Esas olarak bakıldığında, yeni yasa, sanatçıların sigortalılık statüsü ve tabi olduğu kurallar anlamında pek bir değişiklik getirmemiştir. Çünkü yeni yasada 506 sayılı yasa kapsamında hizmet akdi ile çalışanların karşılığı 5510 sayılı yasanın 4/a’lısı olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla bir veya birden çok işverene bağlı olarak çalışma şartı aynen korunmuş olmaktadır. Sanatçıyı hizmet akdi ile çalıştırmaya zorlayan bu yaklaşımın eski dönemde olduğu gibi, bu dönemde de sorunu çözemeyeceğini söylemek pek de güç değildir. Bu şekilde düşünülmesinin en önemli sebebi, devlet tiyatroları, devlet opera ve balesi gibi yerler dışında faaliyet gösteren sanatçı ve yazarların çalışma tarzlarının bir işverene “iş sözleşmesiyle çalışmak” koşuluna tam olarak uymamasıdır. Sanatçı niteliği gereği daha ziyade bir serbest meslek erbabıdır. Bir diğer ifade ile sanatçıyı hizmet akdi ile işçi gibi çalışması halinde kanun kapsamına almak en başta sanatın ve sanatçılığın tanımına aykırılık doğurmaktadır. Ayrıca genel durum itibariyle özellikle bir ses sanatçısının bir işveren nezdinde hizmet akdi ile çalışması pek de mümkün değildir. Zaten bu fiili imkânsızlıktan ötürü 80’li ve 90’lı yıllar boyunca sanatçıların emeklilik hakkı kazanması için bir dolu borçlanma yasası çıkartılmış, sanatçıların bu yasa ile primlerini kendileri ödemeleri ve emekli olmaları sağlanmaya çalışılmıştır.

Mevcut yasal düzenlemenin olumsuzluğunun üzerine, sanatçıların borçlanarak emekli olmalarına imkân tanıyan “Sanatçı Borçlanması’’ uygulamasının yürürlükten kaldırılmış olması meselenin daha da çözülmez bir boyuta girmesine sebep olmuştur. İçinde bulunulan mevcut düzenleme dâhilinde, sanatçının sosyal sigorta hakkına sahip olmasının tek yolu, işçi olarak bir işveren nezdinde çalışmaktır. Ancak olması gereken düzenleme sanatçıyı 5510 sayılı yasanın 4/b maddesi anlamında bağımsız çalışan gibi kabul etmek ve sanatçı borçlanması imkânını aynı şekilde geçerli kılmaktır.

Mevcut yasal düzenleme kapsamında iş akdi ile çalışan sanatçılar açısından sigorta primlerinin işverence yatırılmaması halinde iş mahkemeleri nezdinde “Hizmet Tespit” davası açma imkânları vardır.

LOGOMUZ-az

ENSTİTÜ İLETİŞİM BİLGİLERİ:

Adres: Büyükdere Cad. Lale İş Merkezi No:62/3 Mecidiyeköy - İstanbul

Telefon: 0212 217 98 28 – 0212 266 65 65

e-mail: ishukukuenstitusu@gmail.com

web: www.ishukuku.org

Makaleyi Tavsiye Et | 0 Comments|