HER KENTE BİR SEZEN,
ÖZLEYENLER İÇİN KIZILOK
Müzik hayatının coşkulu yaz günleri, yerini sonbahar esintilerine bırakırken AKORT penceresinden neleri gözlemleyip önemsemişiz bir bakalım.
Bir yaz akşamında ve 6 bin kişilik kalabalık izleyici arasında Sezen Aksu’yu izlemek; bir müziksever ruhundan, yaşanan ekonomik darboğazdan kurtulmanın arayışına kalkışan bir vatandaş sorumluluğuna taşıyor insanı. “Yol arkadaşlarım” sarılganlığında kader birliği ettiği müzisyenlerin kazanabileceklerini, kendinden önceye koyuyor Sezen Aksu… Sahnede sorumluluğunu yerine getirirken Açık Hava Tiyatrosu’nda; yer gösterenden dondurmacısına, tonmaisterinden kulis amirine kadar çevresindeki her türlü emeğe kazanç sağlamanın bir sorumluluk olduğunun bilincindedir.
Sevgili Sezen’in konser içi düzeninde rol alanlar bir yana konser alanının çevresindeki esnafa sağladığı getiriler de sınırsızdır.
Konser bitmiş, tiyatrodan çıkmışsınız. Esnaf müzikal sorumluluğunun bilincinde (!) haykırıyor;
“Sezen’in köfteleri bunlar gel vatandaş…”
Madem ki marka paylaşımı sokak köftecisine kadar kâr sağlıyor, insan düşünmeden edemiyor.
“Şu Sezen’i klonlayıp çoğaltmalı… 81 ilde birer Sezen olsa bak o zaman bereketin güzelliğine…”
-----------------------------------
İzi derin olan dostlukları da, sanatçıları da unutmak “vefasızlık” kelimesiyle anlatılır. Vefasızlık da insana yakışmayan bir kişisel zayıflıktır…
“Bir Fikret Kızılok vardı”. Zordur bunu demek…
Evet vardı ama 70’li yıllara damgasını vurmuş bu kent kökenli ozanımızı mirasıyla kabullendiğimizde; varlığını, birbirinden değerli eserleriyle yaşattığını hatırlar ve hatırlatırız...
Fikret’in “şöhret” kelimesine duyduğu nefreti, kabul edelim ki yokluğunda unutulmuşluğa sürüklemiştir onu. Oysa Kızılok yitirdiğimiz dönem arkadaşları Barış Manço ve Cem Karaca kadar önemli bir kitle müzisyenidir.
22 Eylül, çok değerli sanatçı Fikret Kızılok’un sekizinci ölüm yıldönümü...
Bu büyük değeri ve önemli mirasını anımsarken, dostlarının özlem yüklü satırlarını da sayfalarımıza taşıdık. Okuyunca bir büyük hasretlik duyacaksınız.
“Sevgili Fikret, seni unutmak demek bizim kuşak gençlerin heyecanlarına ihanet demektir. Müzik hayatımıza bıraktıkların için seni şükranla anıyoruz… Ruhun şad olsun.”
--------------------------------------
Fikri mülkiyete olan duyarlılık bir çağdaşlık göstergesidir.
Telif ve bağlantılı haklara gösterilen saygı ise bir çağdaşlık ölçüsüdür.
Tüm dünyanın bu ortak hareketinde MÜYORBİR’i temsilen Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gittik.
Amacımız komşu ülke yorumcu meslek birlikleriyle “ikililik anlaşması” yapmaktı. ERATO ve APOLLON isimli yorumcu meslek birliklerinin başkanlarıyla yaptığımız toplantılarda, iki komşu ülke yorumcularının haklarını ortaklaşa takip etmenin ilk adımları atıldı. AB Eşleşme Projesi kapsamında Yunanlı uzmanlardan öğrendiğimiz çok şey olurken, gördük ki bizim de onlara öğreteceğimiz çok şey varmış. Dünyada hak takibi yasalarda yazdığı gibi değil. Uygulamalarda çeşitli aksaklıklara rastlamak mümkün. Yunanistan’da bunu gördük. Ama gerçek şu ki hak takibinde dünya ülkeleriyle yapılan görüşmeler büyük yararlar getiriyor. Bu bakımdan MÜYORBİR üyesi olan tüm yorumcular adına önemli bir anlaşma sağlandı.
-----------------------------------------------
“ONK Ajans 50 Yaşında”…
Bu yeni yaş kutlaması sıradan bir doğum günü değil. İlk telif yasasına 1951 yılında kavuşan Türkiye’de daha meslek birlikleri kurulmadan bir gazeteci çıkıyor ve edebiyat alanında yazarların haklarını toplamaya başlıyor. Kitap okuma tutkusuyla yola çıkan Osman Necmi Karaca’nın 1959 yılında kurduğu ajans dünyada az rastlanan bir yapıya sahip. Profesyonel hak takibi yapan bir ajans .
ONK’un bugünlere gelişi Türk Telif Tarihi’ne altın harflerle yazılacak bir değer taşıyor. Biz de sayfalarımıza hak takibinde bir benzeri bulunmayan ajans ve kurucusunun yaşamını taşıdık. Alkışlanacak ve örnek alınacak önemli yapısal özellikleri var ONK Ajans’ın…
Değerli AKORT okurları, penceremizden incelediğimiz konuların başlık içeriklerini sunduk.
Umarız dağarcığınıza bir şeyler katmışızdır.
Sağlık ve esenlik dileklerimizle...
Makaleyi Tavsiye Et |
0 Comments|