TBMM4 Farklı kulvarlarda işlevi olan sanatçıları “Sosyal Güvenlik Yasası” adı altında yeni bir yasal düzenlemeyle, kalıcı bir sosyal güvenlik şemsiyesi altına alacak çalışmalar hızlandı. Bu doğrultuda meslek birlikleri temsilcileri ve katılımcı sanatçılar; TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’i ziyaret ederek, hazırlanan yasa taslağını sundular. Yasa taslağı; Müzik-Sen ve meslek birliklerimizin beraber yürüttüğü çalışmalar kapsamında Çalışma Bakanlığı aracılığıyla TBMM ve Meclis gündemine getirilecek.

 TBMM1 (MESAM) Türkiye Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği, (MÜZİK-SEN) Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası, (MSG) Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği, (MÜYORBİR) Müzik Yorumcuları Meslek Birliği, (SESAM)Türkiye Sinema Eserleri Sahipleri Meslek Birliği, (SETEM) Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği ve (SİNEBİR) Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği temsilcilerinin katılımıyla 08 Eylül 2009 tarihinde MESAM Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda son şekli verilen yasa taslağının; Hükümet tasarısı olarak TBMM’ye sunularak bir an önce yasalaşması için, ilgili kişi ve kuruluşların desteğinin sağlanması amacıyla gerekli girişimler başlatıldı.

Bu amaçla katılımcı sanatçı meslek kuruluşlarının temsilcileri; MESAM Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Binboğa, Başkan Yardımcısı Suavi, Yönetim Kurulu Üyeleri Turhan Taşan, Faruk Demir, İhsan Öztürk; MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Koç, Genel Sekreter Ali Rıza Türker ve sanatçı üyeler Deniz Arcak, Zeliha Sunal ve Onur Akın, MÜZİK-SEN Başkanı Mehmet Çırıka ile birlikte 13 Ekim 2009 tarihinde TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’le bir araya geldi.

Yapılan görüşmede; TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, yasa tasarısı ile ilgili taslak çalışması yapan ve konunun öncüsü olan Mehmet Çırıka’yı dinledi. Hazırlanan yasa taslağı ile gerekçesi kendilerine sunulan ve taslağın bir an önce yasalaşması için ilgi ve destekleri istenen Şahin, tasarıya içtenlikle yaklaştı ve sanatçıların bulunduğu bir masada övgü dolu sözlerde bulundu. “Sosyal Güvenlik Yasası” çıkarılması konusunda temsilcilerimize bilgi veren Şahin, bu konunun takipçisi olduğunu söyleyerek, ekibin yanında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’i aradı ve konuyla ilgili ön bilgi verdi.

Sonrasında ise meslek birlikleri temsilcilerimize SİNEBİR (Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği), İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) temsilcilerinin dahil olmasıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ziyaret edildi. Bakanlıktan uzman danışmaların da katıldığı toplantıda; meslek birlikleri, MÜZİK-SEN ve Çalışma Bakanlığı uzmanlarından oluşacak bir ekibin kurulmasına ve yasa taslağı üzerinde birlikte çalışılmasına karar verildi. Elden geçirilecek yasa taslağı; şöhretli, şöhretsiz tüm sanatçı kesimlerini ilgilendirecek bir şekilde hazırlanacak.

Yapılan bu görüşmeye ek olarak ayrıca Cumhurbaşkanı, Başbakan, Kültür ve Turizm Bakanı ile TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin genel başkanları ile de görüşme yapılması için gerekli çalışmalar sürdürülüyor.

Yasa taslağının hükümetçe desteklenerek hükümet tasarısı olarak TBMM’ye sunulması halinde çok daha kısa sürede kanunlaşacağı kuşkusuzdur. Sayın Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, Bakanlar Kurulu’nun, TBMM’de temsil edilen siyasi partilerimizin ve ilgili tüm diğer yasama organlarının; sanatçılarımıza sahip çıkarak söz konusu yasal düzenlemenin bir an önce gerçekleştirilebilmesi için gerekli çabayı göstereceklerine inandığımızı belirtmek isteriz.

Sanatçılarımıza yeni bir borçlanma hakkı verilmesi; Anayasamız’ın Sanatın ve Sanatçının Korunması başlıklı 64. Maddesi gereğince devletin bir ödevi olduğu gibi, ulusal kültür ve sanatımıza önemli katkılar sağlayan sanatçılarımıza bir vefa borcunun ödenmesi olarak da değerlendirilmelidir. Sanatçısına sahip çıkmayan toplumların evrensel değerlere katkıda bulunamayacağı ve çağdaş toplum olmanın, sanat ve sanatçıya sahip çıkmakla özdeş olduğu düşünülmektedir.

YASA TASARISI NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Ülkemizde tüm güzel sanat dallarında uğraş veren sanatçıların yanı sıra, düşünür ve yazarların sosyal güvenlikleri uzun yıllar belirsiz kalmış ve bu belirsizlik nedeniyle sanatçılarımız sosyal güvenceden yoksun kalmış ve sanatçılarımızın önemli bir çoğunluğu ömürlerinin son yıllarını yoksulluk ve sefalet içerisinde geçirmişlerdi.

Sanatçıların bu olumsuz durumlarının kamuoyuna yansıması, yakınma ve sızlanmaların yoğunlaşması ve ülkemizde sosyal güvenliğin yaygınlaşması gibi gelişmeler doğrultusunda; bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşıları içine alan bütün güzel sanat dallarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar 11.07.1978 tarihinde yayımlanan 2167 sayılı Yasa’yla 506 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 10. Madde’yle bu tarihten itibaren (SSK) Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına alınmışlardı.

Bu yasayla yine sanatçıların sigortasız geçen hizmetlerinin borçlandırılması için borçlanma hakkı da getirilmişti. Ancak güzel sanat dallarında uğraş veren sanatçıların özgün çalışma ve sosyal güvenlik koşulları göz önünde tutulmadığından, yapılan yasal düzenleme beklenen yararı sağlayamamıştı. Bu nedenle sanatçıların sigortasız geçen hizmetlerinin borçlandırılarak sigortalı sayılması amacıyla 1978 yılında getirilen borçlanma hakkına ek olarak 1983 yılında 2959 sayılı,1987 yılında 3395 sayılı ve 1994 yılında 4056 sayılı yasalarla sanatçılar için 3 kez daha borçlanma hakkı getirilmişti.

Diğer yandan, yapılan sosyal güvenlik reformu kapsamında yürürlüğe giren 31.05.2006 kabul tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın 4. Maddesi’nin 1. Fıkrası’nın (a) alt bendiyle bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel dekoratif ve benzeri diğer uğraşıları içine alan bütün güzel sanat dallarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar (SGK) Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamına alınmışlardı.

Ancak 30 yıllık uygulamanın olumsuz sonuçları dikkate alınmaksızın 2167 sayılı Yasa’yla kelimesi kelimesine aynı hükümleri içeren bu düzenlemenin de beklenen yararı sağlayamayacağı, sanat çalışmalarının özgün koşulları nedeniyle, genel sosyal güvenlik sistemi içerisinde sanatçılarımızın etkin ve kalıcı bir sosyal güvenliğe

kavuşturulmalarının mümkün olamayacağı 1978 yılından bu yana süren uygulama sonuçlarından açıkça görülmüştü.

Bu nedenle tüm güzel sanat dallarında uğraş veren sanatçıların özgün çalışma koşulları göz önünde tutularak Sanatçılar Sosyal Güvenlik Yasası adı altında yeni bir yasal düzenleme yapılmalı ya da 5510 sayılı Yasa’da sanatçılar için özel düzenlemeler getirilerek sanatçılar etkin ve kalıcı bir sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmalıdır.

Ülkemizin ve TBMM’nin gündeminin yoğunluğu nedeniyle, sanatçıların sosyal güvenliği ile ilgili kapsamlı bir yasal düzenlemenin yürürlüğe konmasının yıllarca sürebileceği belki de yakın gelecekte böyle bir yasal düzenlemenin hiç mümkün olamayacağı göz önüne alındığında; bu yasal düzenlemeler yapılıncaya kadar, sanatçıların mağduriyetlerinin bir ölçüde giderilmesi amacıyla, öncelikle sanatçıların sigortasız geçen hizmetlerini SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu)’na borçlanarak sigortalı saydırabilmeleri için ivedilikle yeni bir borçlanma yasası çıkarılmalıdır.

Bu zorunluluk doğrultusunda, MESAM (Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği) ile MÜZİK-SEN (Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası) yönetim kurulları ile hukukçularının ortak çalışmalarıyla; devredilen SSK ve devredilen BAĞ-KUR kapsamında sigortasız geçen çalışmalarını SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu)’na borçlanabilmeleri için, sanatçılara yeni bir borçlanma hakkı verilmesini öngören bir yasa taslağı hazırlandı. Hazırlanan yasa taslağında, sanatçıların 18 yaşından itibaren 20 yıla kadar olan sigortasız hizmetlerini borçlanabilmeleri öngörülmektedir.

Makaleyi Tavsiye Et | 0 Comments|