“ALLAH BANA CÖMERT DAVRANMIŞ”

serdar 2

2009 yazında İstanbul’da verdiği toplam 5 konserle yaklaşık 60 bin seyirciye ulaşan Serdar Ortaç, bu kısır mevsimde ciddi bir rekor sağladı. Meslek hayatının 15. yılında 12 albüm ve 500’e yakın şarkıya imzasını koydu. Tercih ettiği şarkıcılara da 100’den fazla beste verdi. Bu başarılarıyla Türk Pop’unun zirvesine yerleşen Serdar Ortaç; yükselişini, konserlerini, dinleyicilerini ve gelecek projelerini bizlerle paylaştı.

konser12 1994 yılında “Aşk İçin” albümünü çıkardığı ilk günden itibaren herkes Serdar Ortaç’ı konuştu, seveni de eleştireni de her zaman çok oldu. Kimse Serdar Ortaç dinlediğini itiraf edemese de her yaştan her tarzdan insan onu dinledi, onunla dans etti, onunla hüzünlendi. Konserlerin ve albüm satışlarının zirvesinde yer aldı. 2009 yazında da bu değişmedi ve en çok konuşulan isim Serdar Ortaç oldu. Kuruçeşme Arena’daki konser biletleri günler öncesinden tükenirken; Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde verdiği konser sayısı, yoğun talep nedeniyle üç güne çıktı. En son çıkan “Gold Remix 2009” albümündeki birkaç yeni şarkısı bile Türkiye’yi sallamaya yetti. Her yer eski-yeni şarkılarını çalarken, Ajda Pekkan da bir Serdar Ortaç bestesi olan “Resim”i söyleyerek hem yazın en iyi şarkısını dinleyicilere sundu hem de Ortaç’ın ne kadar önemli bir besteci olduğunu bir kez daha gösterdi. Tıpkı kendisine ait olup, yazın en çok çalan şarkıları; Bengü’den “İki Melek” ve Nazlı’dan “Beni Yazın” gibi…

- Türk Pop’unun en başarılı yıldızı Serdar Ortaç sizce bugün nerede? Buraları hayal ediyor muydunuz?

- Dünyada her millet; kendi sanatçısını, kendi doktorunu, avukatını, fikirlerine muhalefet olsa dahi kendi hükümetini sevmeli ve saymalıdır. Başka milletleri kıskanmamanın yolu buna bağlıdır. Ben yıllardır “Neden kendi müziğimizi sevmek istemeyiz?” diye düşünüp durdum. “Osmanlı’dan kalan onlarca makamlık büyük Türk müziğinin, popülerlikle birleşiminden oluşan bu dev okyanusta, neden yüzmek istemezler?” sorusuna cevap aradım. Bugün, elbette ki Osmanlı’yı çökerten zihniyetler halen mevcuttur. Ancak şu iyi bilinmelidir ki kendini sevmeyen millet, başkasına özenmeye mahkûm kalacaktır. Zaman bir bakıma beni haklı çıkarmaya başlamıştır. Bizim müziğimiz tadından yenmeyecek kadar lezzetli bir müziktir.

“UMUTSUZ AŞKLARA ŞARKI YAZIYORUM”

- Bu yazın en çok dinlenen şarkılarında yine sizin imzanız var. Konserleriniz yine dolup taştı. Neden şarkılarınız bu kadar seviliyor? Serdar Ortaç’ın sırrı nedir?

- Allah kullarını yaratırken, her birinin kalbine yüce nefesiyle bir hediye üflemiş olabilir. Bana biraz daha cömert davranmış da olabilir. Bunun tek açıklaması budur. Allah’ın bana verdiği bir yetenek olarak açıklayabiliriz. Başka bir ilmi tarifi yoktur.

Ancak ben gerçek hayatta tadamadığım aşklara şarkılar yazıyorum. Belki de benim gibi o aşkları arayanlar, şarkılarımda kendilerini buluyorlardır. Buna en net cevap verebilecek kişi ben değil, dinleyicilerimin ve sevenlerimin olduğunu düşünüyorum.

konser13 - Kuruçeşme Arena ve üç kez çıktığınız Cemil Topuzlu Açıkhava konserlerine olan ilgi nedeniyle; bu yazın tartışmasız konser galibi siz oldunuz. Serdar Ortaç’ın performansına olan bu ilgi size neler hissettiriyor?

- Binlerce insanın hep bir ağızdan sizin şarkılarınızı söylemesi, sizin şarkılarınızla bir an hüzünlenip bir an çok mutlu olması ve konser bitimine kadar bitip tükenmeyen enerjileriyle size saatlerce ayakta eşlik etmeleri; muhteşem bir duygu, sanırım bu duygunun tarifi imkansız. Birçok ince detay ise birlikte çalıştığın insanlara bağlıdır. Ben tek başına 65 kg’lık bir ağırlığa sahibim, oysa ekibim ve ben sahnede kolayca devrilmesi olanaksız bir ağırlık yaratıyoruz. Sahnedeki başarı buradan başlamaktadır.

- Sizin dışınızda kimlerin sahne performansını beğeniyorsunuz?

- Türkiye, son beş yılda birçok genç yetenek yetiştirmiştir. Onlara tanınan imkanlar dünyadaki benzerlerinden çok daha az olmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerin çok sık kullandığı “iman gücü” benzetmesi ile çalışıp, mesleklerini devam ettirme gayretindeler. Yalın, Murat Boz, Murat Dalkılıç, Yusuf Güney, Mustafa Ceceli, Ferhat Göçer, Sıla, Bengü ve diğerleri, hepsi iyi yeteneklerdir. Ancak sahne bambaşkadır, insanın yaradılışı ile alakalı bazı özellikler gerektirir. Ben sahneye çıkmaktan, kimsenin sahnesini gözlemlemeye vakit bulamadım. Bu yüzden bu soruya başkalarından duyduklarıma göre de cevap veremeyebilirim.

- Özellikle canlı performanslarınızdaki gözlemlerinize dayanarak, dinleyicilerinizden en fazla reaksiyonu hangi şarkı(ları)nızdan alıyorsunuz?

- “Buralara Yaz Günü Kar Yağıyor”, “Bilsem ki”, “Yaz Yağmuru”, “İki gözüm”, “Heyecan”, “Gram”, “Narçiçeği”, “Karabiber”, her biri okunduğu ana göre tepki alabilen şarkılardır.

“HİÇBİRİMİZ HALK OZANI DEĞİLİZ”

- Şarkılarınızda kullandığınız bir cümle hatta bir kelime tüm dinleyenlerin ruh halini anlatıyor; damarına basıyor. Sizin şarkılarınızı özel yapan eserlerinizin sözleri mi? Ülkemizde bir şarkının sözü, müziğinden daha mı önemli?

- Yıllar önce yazdığım bir şarkının sözü ile 30’lu yaşlara geldiğim zamanki tecrübem, yazdığım sözler birbirinden farklıdır. İnsan yaşadıklarına göre alimleşir veya zalimleşir. Ben hep güzelliğin, aşkın peşinde koştum, bu da beni iyi insan olmaya yöneltti. Başkalarının ruh halinden anlamak için, onların yaşamlarını izlemek ve hatta yaşamlarına ortak olmak yeterlidir. Sözlerdeki mucize buna bağlıdır. Şarkı sözü asla şiir değildir. Ve hiç birimiz birer büyük halk ozanı da değiliz. O zaman günümüzde, söz mü müzik mi daha önemlidir? Bence güncel ama divan edebiyatı tadındaki sözleri, popüler müziğe uyarlamak ve kendi kitlenin anlayabileceği dilden konuşmak tek önemli gerçektir.

- Türk insanı nasıl şarkılar seviyor, neler dinliyor?

- Türk müziği, “Leyla Bir Özgecandır”ları mırıldanarak yürüdüğü yolları, “Üsküdar’a Gider İken Aldı da Bir Yağmur”lara kadar açılan büyük yelpazede dolaşmış bir müziktir. Şarkıları, sadece aşkla beslenmiştir. Türk insanı; içinde yaşadığı mutsuz ortamda, daha da mutsuz olacağı kapıları açmak istemez. Bu yüzden Pink adındaki Amerikalı bir şarkıcının ülkesinin başkanı olan Bush'a hitaben yazdığı şarkılar gibileri, bizim dünyamızda kendine yer bulamayabilir. Özetle biz, içinde aşkın yarattığı mutluluk veya mutsuzluk olan her şarkıyı dinlemeyi biliriz.

- Müzik sektöründe son yıllarda olan değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Dünyanın bu kadar küçüldüğü, ülkelerin birbirine bir kablo ile bağlandığı bir ortamda; korsandan şikâyet etmek, boş yere dizini dövmekten farksızdır. Bu yüzden satışların azalması son derece doğaldır. Ancak şu da bilinmelidir ki, artık Türk müzik dinleyicisi seçici olmaya başlamıştır. Unutmayın ki; Mercedes’e binmeden önce, en iyi arabanın Fiat olduğunu düşünüyorduk. Fakat bir gün Mercedes’den de sıkılabilirler. Sektörü yönetenlerin çok iyi plan yapması gerekmektedir. MTV Müzik Ödülleri’ndeki Madonna konserini izledikten sonra, başka bir sahne gösterisinin beni etkilemesi mümkün olmayabilir. Bu yüzden her birimiz kimseyi kıskanmamak için daha çok çalışmalıyız.

- Televizyonda, özellikle kendi programınızda çok başarılıydınız. Rahatlığınız ve güveninizde, radyo günlerinde mikrofona olan alışkanlığınızın etkisi var mı? TV’de yeni proje olacak mı?

- Tabii ki mutlaka etkisi vardır. Evet, zaman zaman yeni proje teklifleri alıyorum. Ama henüz çok fazla içime sinen ve gerçekleştirmeyi düşündüğüm bir TV projesi yok.

- Yeni albümünüzün çıkış tarihi belli mi?

- Şu an çalışmalarımız, kayıtlarımız devam ediyor. Yaklaşık 2010 Nisan - Mayıs gibi piyasaya çıkartmayı düşünüyorum.

Makaleyi Tavsiye Et | 0 Comments|