azizmikser

Aziz Berk Erten (Ses Mühendisi)

Merhabalar. Önceki sayılarda bir stüdyoda bulunan temel bileşenlerden ve stüdyo yerleşiminden bahsetmiştim. Bu sayıda ise doğrudan miks konusunda bazı pratik noktalara değinmek istiyorum. Miks çok basitçe birden çok ses (audio) kanalını iki kanala indirgemektir. Bunu yaparken mikslenecek materyal (program) içindeki bileşenler arasında belli bir uyum gözetmek gerekmektedir. Ayrıca müzik türünün oluşturduğu belli beklentilerden doğan gereksinimleri karşılamak da akıllıca olacaktır. Öncelikli olarak unutulmaması gereken konu miksin kişisel bir süreç olduğu ve sadece ve sadece miks yaparak miks yapmanın öğrenilebilineceğidir. Bu yazıda bir miks yaparken faydalı olabileceğini düşündüğüm birkaç temel başlığa değineceğim.

Seviyeler (Levels): Master Fader’da 0 dB(fs) üst sınırdır ve miksin hiçbir noktasında seviye bu noktaya vurmamalıdır (digital clipping). Master Fader’ı kısmak bit derinliğinden kayıp anlamına geleceği için, mikse başlarken ilk önce tüm kanal fader’larının bir miktar kısılması, ilerleyen safhalarda Master Fader’da clip olmasını engelleyecektir. Özellikle miks sonrası mastering’e gidecek materyalde bu mastering mühendisine daha rahat bir çalışma alanı sağlayacaktır.

Stereo Alan (Stereo Imaging): Belli müzik türlerinde, belli enstrümanların belli yerlerde olması beklenir. Örnek olarak rock müzikte kick, trampet, bass gitar ve ana vokal hemen her zaman ortadadır. Bunun dışında, stereo alanda dinleyicinin dikkatini en çok çekecek noktalar en sağ ve en soldur. Enstrümanların stereo alana yerleşiminde bu noktalara dikkat etmeli ve her enstrümanın kendi yeri olmasına özen gösterilmelidir. Bu şekilde hem miks dinleyici olarak daha ilginç hale gelecek, hem de enstrümanların birbirlerini perdelemeleri engellenebilecektir.

Frekans Bütünlüğü: Her enstrümanın kendi tınısını ortaya koyduğu bir frekans aralığı vardır. Bu aralıklar dışındaki frekans bölgelerini eq ile kısmak ya da filtre ile kesmek hem miksi rahatlatacak, hem de diğer enstrümanların daha rahat duyulmasını sağlayacaktır. Mesela elektro gitar kayıtlarında çokça kabin rezonanslarının bulunduğu 100 ila 150 Hz’in altını bir HP (High Pass) filtre ile kesmek, bass gitarı daha duyulur hale getirecektir. Aynı şekilde, vokalin önüne geçip duyulabilirliğini azaltabilecek enstrümanlardan, insan kulağının en hassas olduğu 2000 - 4000 Hz aralığında kesmeler yapmak faydalı olacaktır. Özellikle modern müzikte sıkça yer alan synthesiser’lar çoğu zaman neredeyse tüm frekans aralığını kapladıkları için mikse faydası olmayacak bölgelerinin kısılması veya filtrelenmesi diğer enstrümanların duyulurluğunu arttıracaktır. Son olarak, miks içinde frekans bütünlüğü olmasına dikkat edilmelidir. Kabaca bass, mid ve tiz olarak adlandırılan frekans bölgelerini dolduracak şekilde mikse yaklaşmak doğru olacaktır.

Derinlik (Reverb): Her kanala ayrı ayrı rever plug-in’i koymaktansa, ortak reverb kullanmak hem sistemi daha verimli kullanabilmenize olanak tanır, hem de reverb kullanılan enstrümanların aynı ortamda çalındıkları hissini uyandırır. Bunu yapmak için basitçe: (DAW’dan DAW’a farklılık göstebilse de) bir Aux kanalına reverb plug-in’ini yerleştirdikten sonra, Audio kanallarından, reverb’in bulunduğu Aux kanalına giden Bus’a (ortak yol), ses gönderilmelidir (send). Reverb plug-in’inin ardına bir eq koyarak yaklaşık 200 Hz’in altını bir Hi Pass filtre ile kesmek bu bölgedeki istenmeyen gürültüleri engelleyecektir. Vokallerde biri uzun biri kısa olmak üzere iki reverb kullanmak da çokça başvurulan bir yöntemdir. Bunu yaparken unutulmaması gereken nokta; kısa reverb’in daha parlak, uzun reverb’in ise daha koyu olmasının inandırıcılığı arttıracağıdır. Elektro gitarlara ise kısa bir studio reverb’i vermek hem gitarın tonunu bir miktar yumuşatıp hem de (özellikle DI ile kaydedilmiş gitarları) daha gerçekçi kılacaktır.

Makaleyi Tavsiye Et | 0 Comments|