mineaksoy NOSTALJİK DEĞERLER MÜZİK HAYATINA CANLILIK GETİRECEK Mİ?

 

- Zeki Müren’in “Saklı Kayıtları”ndan yararlanılarak piyasaya sunulan katalog albümü, Universal Music etiketini yeniden Türk müzik pazarına soktu. Sırada yaşayan bir başka efsane sanatçı Müzeyyen Senar’ın “Saklı Kayıtları” var. AKORT, müzik hayatımıza canlılık getirmeyi amaç edinen 3 müzik insanıyla buluştu. Besteci Burhan Bayar, yorumcu Burak Kut ve Taxim Edition temsilcisi Mine Aksoy... Bu 3 isim de meslek hayatlarına yeni boyutlar kazandırmışlar. Amaçları eskimeyen değerlere sığınıp, pazarda yenilik yaratmak...

Dünyanın en büyük müzik şirketlerinden Universal Music’i tekrar Türkiye’ye getirmeyi başarmış olan Taxim Edition, gerçekleştirdiği başarılı projelerin yanına bir yenisini daha ekliyor: “Saklı Kayıtlar”. Zeki Müren’in hiç yayınlanmamış eserlerinden oluşan bu çalışma, prodüktör Burhan Bayar, aynı görevi ilk kez üstlenen Burak Kut ve Universal Music Taxim Edition’ın Türkiye ve Bölge Başkanı Mine Aksoy tarafından gerçekleştirildi.

Bugün Türkiye'de; Ortadoğu'dan Balkanlar'a, Avrupa'dan Latin Amerika ve ABD'ye kadar uzanan bilgi ve ticaret ağını kurmuş ilk editör şirketi olan Taxim Edition 2006 yılından bu yana Universal Music Group’un temsilciliğini yapıyor.

Ulusal ve uluslararası platformda söz yazarı, besteci ve aranjör haklarının takip, tescil, tahsil edilmesi ve aktif olarak pazarlanmasını sağlayan Taxim Edition’un bir görevi de Universal Music etiketiyle bir müzik şirketi olması. Taksim Edition Türkiye ve Bölge Başkanı Mine Aksoy da şirketin işlevini şu şekilde ifade ediyor:

“Bizim iki tane şapkamız var. Ana iş kolumuz edisyon olduğu için telif haklarının değerlendirildiği yollardan biri de albümlerin çıkmasıdır. İkinci görevimiz de bir müzik şirketi olmamız. Eseri aldıktan sonra o eserin albümde kullanılması, dijital haklarının kontrol altına alınması, eğer mümkünse bir reklam filminde, filmde, dizide kullanılması. Bütün bu değerlendirme alanlarını açtığımız için bizim yeniden bu eserlere popülerlik kazandırmamız, bize o eseri gündeme getirerek bütün bu alanlarda teliflerin korunması ve tahsilatına sebep oluyor

Taxim Edition, Aralık 2002'de dünyanın en büyük edisyon şirketlerinden biri olan BMG Music Publishing ile kontrat imzalamış ve 2006 senesinde ise BMG ile şirket evliliği yaparak Türkiye ve Ortadoğu ofisi haline gelmiş. Aynı yıl yine dünyanın en büyük 5 edisyon şirketinden biri olan Sony/ATV Music Publishing, Türkiye temsilciliğini BMG Taxim Edition’a vermiş.

Hemen akabinde uluslararası bir şirket satışı ile Universal Music Group’un, BMG Music Publishing’i satın almasıyla, Universal Music Taxim Edition olan şirket dünyadaki 5 büyük katalogdan 3’ünü temsil eden dünyadaki ilk kurum özelliğine kavuşmuş.

Universal Music etiketiyle yerli yabancı birçok albümü piyasaya süren Taxim Edition, gerçekleştirdiği ve planladığı özel projeler ve kurduğu sistemlerin yanı sıra müzik endüstrisine yeni sahalar yaratmak anlamında öncü olmayı hedefliyor.

“SAKLI KAYITLAR”

Universal Music Taxim Edition’ın müzik şirketi olarak en son ve ses getiren projesi, Burhan Bayar ve Burak Kut’un prodüktörlüğünü üstlendiği “Saklı Kayıtlar - Zeki Müren” albümü. Zeki Müren'in 1952-1984 yılları arasında söylediği ve şimdiye kadar yayınlanmamış kayıtlarından oluşan çalışma; “longplay” olarak bilinen 33 devirli bir plak, bir CD ve Zeki Müren’in kaleminden kendini anlattığı bir kitapçıktan oluşuyor. Projenin yaratıcıları Burhan Bayar, Burak Kut ve Mine Aksoy da bir araya gelerek bu özel çalışmayı anlattılar…

- Zeki Müren’in “Saklı Kayıtları” nasıl ortaya çıktı?

- Burhan Bayar: Birçok sanatçının sahne ve plak orkestrası şefliğini yapan besteci, tambur sanatçısı Muzaffer Özpınar ile Muazzez Abacı’nın stüdyo kaydı için çalışıyorduk. “Bende çeşitli sanatçıların çok fazla dokümanı var. Bilhassa kendisiyle çok çalıştığım için Zeki Müren’in prova kayıtları var. Onları bir dinle bir şeyler çıkarırsın” dedi. Ben de dinledim ve “Bana bunlardan verir misin?” deyince 70 tane şarkı aldım. Araştırdım ve onların içersinden piyasaya çıkmamış ya da şarkı çok tutmuş ama Zeki Müren okumamış olanlarını seçtim. Bantları Almanya’ya Hamburg’a götürdük. Orada sesleri temizlettirdik; analog halinden dijital hale getirdik. Sonra Özcan Şenyaylar’a götürdük ve stüdyoda bütün orkestra müzikleri yeniden, var olan ses üzerine çaldı. Müzik bilen bir insan olarak Zeki Müren şarkı söylediği zaman hayran oluyorsunuz. Teknolojinin dışında stüdyolar iyi değil, sazlar tek mikrofonla çalmış. Heyecan duyuyor insan, en az yeni bir iş yapmak kadar zevkli bence.

- İlk kez bir projede prodüktör olarak yer alıyorsunuz. Burak Kut nasıl devreye girdi?

- Burak Kut: Öncelikle her iki isimle de geçmişteki tanışıklığımdan dolayı, bu işler buraya geldi. Klasik müzik eğitimi almış olmama rağmen çocukluk yıllarından beri Türk müziğine ilgi duyuyorum. Türk müziği ile uğraşan birçok müzisyen ve ağabeyle tanışıklığım oldu. Burhan Bey’le de tanıştığım sırada kendisi Zeki Müren kayıtlarıyla ilgileniyordu. Bu çalışmayı duyduğum anda içinde olmak istedim. Zeki Müren ve ileride yapacağımız müzikte üstat olmuş isimlerin eserlerinin, bugünün şartlarına göre hem teknolojik açıdan stüdyoda revize edilmesi hem de dünya standartlarında bir pazarlamayla satılması ve iyi bir etiket altında çıkması gerektiğini düşünerek, Burhan Bayar ile Universal Taxim Edition yetkililerini bir araya getirdim. İçten içe de müzik işinin mutfak tarafında da yer almayı, kendi fikirlerimi ve tecrübelerimi buraya aktarmayı düşünüyordum. Zeki Müren projesi de iyi bir fırsat oldu.

İKİNCİ PROJE: MÜZEYYEN SENAR

- Universal Music Taxim Edition’ın devreye girmesiyle nasıl bir çalışma izlendi?

- Mine Aksoy: Bugün sektördeki tıkanıklık herkesin gördüğü bir durum. Bu tıkanıklıkta eski repertuvarların gerçek anlamda yeni nesillere doğru bir mesaj halinde iletilmesi için böyle bir proje Burhan Bey’in kafasında vardı. Zaten Burak’la beraber bunu pişiriyorlardı. Biz de ciddi bir iş bölümü yaparak, tamamıyla şirket olarak tanıtımı, pazarlanması, doğru bir paket haline getirilmesi konusunda bir ev ödevi edindik. İlk defa dışarıdan bir PR (PR Fit adında) şirketiyle çalışıldı. Burhan Bayar ve Burak Kut tarafından oluşturulmuş bütün bu çalışma bizler tarafından bir paket haline getirilerek piyasaya sürüldü. Bundan sonra Zeki Müren’le beraber yine “Saklı Kayıtlar” adı altında birçok önemli sanatçılarımızın bu şekilde derleme albümleri piyasaya çıkacak. İkincisi de Müzeyyen Senar. “Saklı Kayıtlar” adı altında devam edecek bir seri düşünüyoruz.

- Bu projeden beklentiniz neydi? Hedefleriniz neler?

- Burak Kut: Bu projeden beklentim Türk müziğine katkıda bulunmaktır. Teknoloji ile buluşturmaktır. Önayak olmaya çalışmaktır. Bunun gibi saklı kayıtları ortaya çıkarabilmek için çabalamaktır. Zeki Müren projesinde başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Devamının da geleceğine inanıyorum. İyi bir takım oluştu. Çok büyük bir ekiple uzun bir süre çalıştık. Çalan müzisyenler büyük heyecan duydular. Bu projede bulunacak büyük bestecilere, solistlere yetişememiş genç müzisyenler, Burhan Bayar vasıtasıyla stüdyoda onlarla buluşunca büyük bir keyifle çaldılar.

- Mine Aksoy: “Saklı Kayıtlar” konseptinde bizim iki ana hedefimiz var. Birincisi yeniden gündeme gelerek eser sahiplerine bir şekilde maddi ve manevi geri dönüşüm sağlanması. İkincisi, bu yeniden gündeme gelmeyi takip ederek, o eserlerin diğer alanlarla da popüler olup değerlendirilmeye tekrar açılması.

- Burhan Bayar: Albümün ilk baştan beri kimsenin tahmin edemeyeceği kadar satacağına inanıyordum; hala da inanmaktayım. Çünkü bu albüm normal bir şarkıcı albümü değil, uzun yıllar satışı devam edecek bir katalog albümü. Bu tarz projeler hem müzik adamı olarak hoşuma gidiyor, hem de dışarıda kalmış bir şeyi temizleyip, restorasyon yapıp, aslını bozmadan yepyeni bir hale getiriyorsunuz. Genç müzisyenler Müzeyyen Senar’a, Zeki Müren’e çalıyor. Müzisyen için tepe noktası bunlar.

“3,5 SENE BEKLEDİM”

- Burhan Bey, kayıtların size gelişinden albümün Universal Music etiketiyle piyasaya çıkmasına değin ne kadar zaman geçti?

- Burak’la aynı stüdyodaydık. Ben çalışırken o da kendi albümünü yapıyordu. Elimde Zeki Müren’in 70 şarkısı vardı, ben 30 tanesini çaldırdım. Sonra biraz araştırma yaptım. “Radyo Günleri” diye bir albüm çıkmıştı. Onun içinden de birkaç şarkıyı çıkarttım. Dinledik hangi şarkı olsun diye Burak’la. Özellikle sıralamada çok yardımcı oldu. Ondan sonra da Mine Hanım’la son haline getirdik. 3,5 sene bekledim çıkması için.

- Albüm satışlarını göz önünde bulundurarak, bugünkü durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Burhan Bayar: Eskiden 2 milyon satan bir ürün bugün 100 bin sattığı zaman; o 2 milyonun hem kazancı olarak hem de sayı olarak geri dönüyor. Çünkü o zaman hiç para yoktu. Çok yeniydi her şey, sektör de yoktu. Sanayisi de yoktu işin. O nedenle Zeki Müren projesinin doğruluğunu, aldığımız sonuçtan görüyorum. Bütün müzik marketlerin en güzel yerinde duruyor. Gerçekten çok iyi satıyor.

- Burak Kut: Universal’in yaptığı da, şu an sıkışmış olan müzik piyasasında bir rahatlama sağlamaya çalışması. Çok zor bir dönemde de yatırım yapmışlardır.

- Universal Music Taxim Edition için böyle bir proje risk mi yoksa avantaj mıydı?

- Mine Aksoy: En azından bugünün koşullarında yatırdığınız parayı geriye alabildiğiniz her albüm, bizim için telifini temsil ettiğimiz söz yazarı ve bestecinin hanesine artı olarak yazılır. Benim en önemli koşulum buydu bu projeye girmede. Onun için Taxim Edition olarak minimumda yatırdığımız paranın geri dönüşü bizim için başarılı projedir. Çünkü sadece albümün iyi satması bizim önceliğimiz değil. Şirket olarak Burak Kut ve Burhan Bayar’la girdiğimiz bu proje bizim için son derece başarılı ve keyif verici.

- İlk başladığında da projenin başarılı olacağını düşünüyor muydunuz?

- Mine Aksoy: Tabii, ilk günden. Sonuçta bu bir yapım işi ne olacağı belli olmaz. Ancak önümüzdeki örneklere baktığımızda yanlış projelerden dolayı 3000-5000 satan bir Zeki Müren konsepti varken; bizimki ilk çıkışıyla 10 bini geçti. İlk başladığımızda bunu ben bilemezdim. Burak Kut ve Burhan Bayar’ın bu işin içinde olması müzikal anlamda benim gözü kapalı bu işe katılmama sebep oldu. Bu iki isimle yatırdığım parayı illaki kazanacaktım ve de bugüne kadar müzikal olarak yapılmış bütün işlerden çok daha iyi kalitede bir iş geleceği çok belliydi. Hepimiz kendi işimizi çok iyi biliyoruz ve bu takımdan da iyi bir ürün ortaya çıkıyor.

 

zekimurenalbumkapak “ZEKİ MÜREN ÇOK RESMİ, AŞIRI CİDDİ BİR İNSANDI”

- Burhan Bey, Zeki Müren’i biraz anlatır mısınız? Kendisine çalmaya ne zaman başlamıştınız?

- Zeki Bey’le ilk çalmaya başladığımda yaşım çok gençti. Kendisi de çok şöhretliydi. Ancak plak zamanı senede 1-2 defa görüyordum. Çok resmi bir insandı rahmetli. Aşırı ciddi, hatta çok sinirli bir adamdı. Etrafında bir sürü insan olurdu. Ancak güzel bir iş yapınca diyalog kurardı bizle. Daha sonra bestelerim tutunca kendisiyle 1-1.5 sene görüşmelerimiz oldu. Bir yerde beni görmüş, çağırmış elini öpmüşümdür. Başka bir samimiyetimiz olmadı. Ancak 2-3 sene Muzaffer Özpınar’la sahnede ney, flütle eşlik ettim kendisine.

- Müzeyyen Senar’ın “Saklı Kayıtları”na nasıl ulaştınız?

- Burak Kut: Müzeyyen Hanım’la rahatsızlığından dolayı görüşemedik. Temsilcimiz var; Radi Dikici. Kendisi Müzeyyen Hanım’la ilgili kitaplar yazmış; çok iyi bir dinleyicisi ve tanıdığı. Kendisinin korumaya almış olduğu arşivleri var. Biz de o saklı kayıtlara ulaştık. Daha çok Burhan Bey’in iletişimi sayesinde, Radi Bey’in desteğiyle oldu bu iş. Kendisinin rızasıyla hareket ettik. Bu projenin Müzeyyen Hanım’ı onurlandıracağını düşünüyoruz.

- Burhan Bayar’la çalışmak nasıl?

- Birçok müzisyenle çalıştım, Burhan Ağabey de benim için en özel olanlardan. Tanıştığımızdan beri kendisini gözlem altında tuttum; öğrenebileceğim ne varsa almak için çalışmaları izledim. Hayatta herkesin birbirinden öğrenecek şeyleri vardır. Alınan eğitimi tekrar ülkesine geri döndürmeyi isteyen insanlardanım. Bugünlerde yapılan müziğin içi boşaltılmıştır. Piyasanın durumundan dolayı kolay tüketilen müzikler yapılmaktadır. Ben de kendimi geliştirip büyük isimler ve şirketlerle bir araya gelip Türk müziğine katkıda bulunmaya çalışıyorum. Bu anlamda gönüllü bir çalışanım diyebiliriz.

- Burhan Bayar: Bu üç kişi de iş yaptığı insanlara para kazandıran kişiler. Hiç geri yıkım olmamıştır. Mine yoktan var etmiştir. Toparlayıp bir araya getirmiştir. Burak 19 yaşından beri çalıştığı insanlara hep para kazandırmıştır. Neredeyse tanınan tüm isimlere hizmetim var. Hepsi de iyi yerlerde. Bunun bir enerji getireceğini illaki anladım.

BURAK KUT’TAN “İLAÇ”

Büyük bir titizlikle çalışarak son albümü “İlaç”ı müzikseverlere sunan Burak Kut dinleyenlerin istediklerini bulabileceği bir yapım olduğunu belirtiyor:

“Çok iyi şarkılar bir araya toparlandı. Aslında akustik ağırlıklı bir albüm oldu ama elektronik çalışmalar da var. Sayın Sezen Aksu’nun desteği çok büyüktür ve repertuvarın oluşmasını o sağlamıştır. 4 tane şarkının sözü-müziği bana ait. Yeni bestecilerimiz Mithat Can Özer ve Sibel Algan’ın şarkıları var.”

“İlaç”ın olgun bir albüm olduğunu söyleyen Kut: “Çok uzun bir çalışma oldu, inşallah yerini bulur. Sabırla bu albümü bekleyen dinleyicilerim umarım beğenirler” diyor...

Makaleyi Tavsiye Et | 0 Comments|