SELÇUK URAL’LA 40 YIL...

selcuk1 Türk Pop Müziği’nin efsane isimlerinden Selçuk Ural sanat yaşamının 40. yılını, düzenlediği konserlerle kutluyor. Bu çok özel gecelerde birçok ünlü sanatçı arkadaşı da kendisine sahnede eşlik ederek dinleyenlere nostalji yaşatıyorlar...

 

Bugüne kadar 3 uzunçalar, 3 albüm, 30 adet 45’lik plak yapmış olan Selçuk Ural kendisi için organize edilen bu geceleri heyecanla anlatıyor:

selcuk2 “Bu konserlerden 3 tane yaptık. Son konserim için haftalar öncesinden afişler asıldı. Birçok arkadaşım da beni yalnız bırakmıyor. Her zamankinden daha büyük heyecanla sahneye çıkıyorum.”

Konserlerinin kendisiyle aynı kuşağa hitap eden derneklerde gerçekleştiğini söyleyen Selçuk Ural; “Bizim müziğimizi özleyen, bizim şarkılarımızla büyüyen kesim beni dinlemeye geliyor. Onlar da daha rahat etsin diye yemekli büyük organizasyonlar yapıyoruz.” diyor.

Sanatçının İstanbul Büyük Kulüp’te organize edilen son konserinde çok sayıda davetli Ural’ı yalnız bırakmazken sahnede kendisine Atilla Atasoy, Salim Dündar, Can Tekin, Ömür Göksel, Nil Burak eşlik ettiler. Ural bu özel gecelerin Ankara, Adana, Antalya ve İzmir gibi şehirlerde düzenlenecek olan organizasyonlarla devam edeceğini belirtti.

“ÖMRÜM YETTİĞİ SÜRECE BU İŞİ YAPACAĞIM”

 

1987 senesinde çıkardığı albümle besteciliğe adım atan Selçuk Ural’ın, albümüyle aynı isimi taşıyan “Serseri”, “Dertlerimi Zincir Yaptım”, “Güle Güle Sana”, “Kumsaldaki İzler”, “Aşkım Mahpushane” gibi o yıllarda aylarca liste başı olan şarkıları halen dinleniyor. Bunun nedenini şöyle anlatıyor Ural:

“Bizim şarkıların modası geçmiyor. O zaman bir besteci tek şarkı yapıyordu, şimdi 30 tane yaptığı için modası çok çabuk geçen, yani yıllarca kalacak şarkılar yapılmıyor. Benim seneler önce hit olmuş çoğu şarkımı herkes hep bir ağızdan söylüyor. Demek ki kalıcı olmuşum diye düşünüyorum. Talep olduğu sürece, ömrüm yettiği sürece de bu işi yapmaya devam edeceğim.”

Selçuk Ural, müzik hayatı içinde geçirdiği yıllarda çok değişikliklerin olduğunu, kendisinin şanslı bir dönemden geldiğini belirtiyor ve ekliyor:

“Biz dans müziğiyle büyüdük. İngilizce, İtalyanca, Fransızca söyledik, dolayısıyla altyapımız çok sağlam. Bizim büyüdüğümüz Frank Sinatra’nın, Andy Williams’ın şarkılarını söyleyebilen şarkıcı olurdu. Bunlar bir mekteptir. Ancak yeni dönem şarkıcılar, çok kolay şarkıları dinleyerek büyüdükleri için birçoğu hemen kayboluyor. Çok dikenli uzun bir yol. Dolayısıyla bu meslekte siz ne kadar verirseniz dönüşü de o kadar oluyor. Şimdi sanatçının bir değeri kalmadı. Biz çok büyük bir saygı görüyorduk. O nedenle yaşadığım devirden çok memnun olanlardan biriyim.”

“ESKİYE RAĞBET ARTTI”

 

Şarkılarda eskiye dönüşün olduğunu çünkü günümüzde eserlerin çabuk tüketildiğini söyleyen Ural, kendisine hit şarkılarından oluşan bir albüm teklifinin geldiğini ifade ediyor:

“ 1,5 sene önce yeni şarkılarımdan oluşan yepyeni bir albüm hazırlığındayken; ‘Issız Adam’ filminden sonra piyasa değişti. 20 sene önceki Ayla Dikmen albümü her yerde sorulup satılınca herkes eskilere sarıldı. Tüketim çok hızlı olduğu için dinleyicilerimiz bize sahip çıkıyorlar. Yeni şarkıcılar sektörün durumundan dolayı albüm yapmakta zorlanmaktalar. Ben yine de çok şükür 20 senede 6 albüm yapabildim.”

Makaleyi Tavsiye Et | 0 Comments|