BİR TUTAM HASRET” VE CENGİZHAN SÖNMEZ…

Yeni umutlar beslediğimiz yeni bir yıla girerken müziğin gündeminde yepyeni bir albümün parladığı görülüyor. Albümün adı: “Bir Tutam Hasret”… Seslendiren ise; Cengizhan Sönmez.

Sözün başında içtenlikle cengizhan müjdeleyelim ki, Türk Sanat Müziği gönüllüleri bu albümü mutlaka dinlesinler.

Yaşamının yarı yolculuğuna ciddi bir “kariyer” olgusu yerleştiren Orkestra Şefi ve Ses Sanatçısı Cengizhan Sönmez, öyle bir albüm yapmış ki yalnızca sade vatandaş hüviyetli müziksever değil, sanat müziğine emek vermiş yorumcu ve icracı birçok sanatçının da dikkatini çekiyor...

Ulus Müzik etiketiyle şu günlerde piyasaya sunulan albüm; repertuvar seçimi, orkestra olgusu, orkestranın ambiansı ve solistin yorum gücüyle son yıllarda piyasaya çıkan en başarılı albümlerden biri.

Başarılı yorumcu Cengizhan Sönmez’i tanıtmadan önce, kendisinin büyük emek verdiği albümün hayata geçişini yine kendi sözlerinden dinleyelim:

“İsmiyle müsemma hasretlikten beslendi benim müziğim. TRT’de yaşadığım 16 yılın birikimidir. Yılların verdiği tecrübeyle, icracı dostlarımla birlikte albüm repertuvarını; miks ve mastering dahil üç iş gününde tamamladık. Ortaya çıkan; samimi ve saf Türk Müziği’dir. Yaşadığımız coğrafyanın bütün unsurları (melodi, ritim, enstrüman) ve renkleri kullanılmıştır. Bir başka ifadeyle “alaturka” deyiminin tam karşılığıdır bu albüm. Selanikli Udi Ahmet Efendi’nin “Ağır aksak” şarkısıyla başlar, Karagöz ve Hacivat’ın “Çingene” şarkısıyla biter. İcra yönünden elektronik hiç kullanılmadı. Tahta ve akustik enstrümanlarla çalındı tüm eserler.

Albümün içerdiği lezzetlere baktığımızda; vazgeçilmez taksim ve gazel alaturka başta olmak üzere Ahmet Kadri Rizeli ve bendenizin yeni bestelerinin yanı sıra albüme ismini veren şiir ve fondaki “hicaz” taksim, Türk Sanat Müziği tiryakilerinin gönüllerine işleyecektir. Kısacası ihtiyaca cevap olsun diye düşündük, özellikle arşivcilerin kaçırmamasını öneriyorum.”

CENGİZHAN SÖNMEZ’İ TANIYALIM

1974 yılında Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketi Sinop’ta tamamladı. Sanatçı ilk ve orta öğrenimi sırasında mandolin, bağlama, bas bağlama ve ud çalmayı öğrendi.

1992 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı ses eğitimi bölümüne girdi. 1997 yılında lisans, 2001 yılında ise aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı.

Klasik Türk Musikisi Üslup ve Repertuvar derslerini Bekir Sıdkı Sezgin ve Alaeddin Yavaşça’dan, Şan derslerini Erol Uras’tan aldı. Dönemin hemen tüm üstadlarıyla çalışma imkanı buldu.

1993 yılında Türkiye Radyo ve Televizyon kurumunun açtığı Türk Sanat Müziği Ses Yarışması’nda önce İstanbul Bölge Birincisi, sonrasında tüm bölge birincilikleri arasında yapılan finalde Türkiye Birincisi oldu. 1994 yılında yapılan sınavı da kazanarak TRT İstanbul Radyosu’nda ses sanatçılığı görevine başladı.

Türkiye içinde ve dışında ses sanatçısı veya şef olarak konserler verdi. Birçok değerli müzisyenle CD çalışmaları yaptı.

1997 yılından bu yana birçok kurum ve dernekte öğretim görevliliği, şeflik yapmıştır. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı, Boğaziçi Musiki Vakfı, Caferağa Medresesi, Hannover Türk Evi Korosu, Beşiktaş Musiki Derneği, Bakırköy Musiki Vakfı bunlardan bazılarıdır.

İyi derecede ud ve mızraplı tambur çalan sanatçı, halen TRT İstanbul Radyosu ses sanatçılığı görevini sürdürmekte, Bahçeşehir Musiki Derneği ve çeşitli kurumlarda ders vermekte, seslendirme ve dublaj sanatçılığı yapmakta, ayrıca beste çalışmalarına devam etmektedir.

“Bir Tutam Hasret” adını taşıyan çalışma, sanatçının ilk albümüdür ve tüm icrayı kendi yönetmiştir.

Makaleyi Tavsiye Et | 0 Comments|